Bilmek İstedikleriniz
Bu bölümde, site içeriğinde bahsi geçen hastalık ve tedavilerle ilgili bilmek istediğiniz detaylara ait sorular yanıtlanmaktadır.
Siz de SORUN...
(Cevaplarımızın mail adresine de gelmesini isterseniz aktif bir mail adresi kullanınız.)
Dışkılama ve makatla ilgili kişisel sorunlar için lütfen, ÖNBİLGİ TALEP Formu doldurun, yanıtlayalım....
ftma Bağlantı 11.10.26
merhaba 2 hafta once hemoroid ameliyatı oldum. kremleri ve ilaçları kullanmıyorum emzirme dönemindeyim. sizin dışkılama yönteminizi uyguluyorum popomu kapatınca birdaha dıskılamaya calısmıyorum. Ama içerde dışkı kalmış hissi mevcut. Dışkılamaya ve kkınmaya korkuyorum. Karnım şişti ve boşaltım yapmak istiyorum. Dışkılarken ağrım yok sonrasındada suya oturma yaptırtacak kadarda bir ağrı yaşamıyorum. Tam dışkılama için ne yapabilirim
Op. Dr. Levent TEZCAN
12.10.26
Anladığım kadarıyla hemoroid ameliyatı olmanıza rağmen, ağrı veya sızı gibi bir şikâyetiniz olmadığı hâlde hâlâ dışkılama sonrasında tam boşalamama hissi yaşıyorsunuz.
Bu durumda sorun yalnızca hemoroidle, beslenme şeklinizle veya dışkılama alışkanlıklarınızla ilgili olmayabilir. Asıl neden; dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının yeterince gevşeyememesi (anismus/dissinerjik defekasyon), rektosel veya pelvik taban düşüklüğü gibi dışkılama işlevini olumsuz etkileyen durumlar olabilir.
Bu nedenle öncelikle şikâyetlerinizin ayrıntılı olarak sorgulanması ve proktolojik muayenenizin yapılması gerekir. Gerekli görülmesi hâlinde Baryum Defekografi (İlaçlı Dışkılama Filmi), anal manometri ve endoanal ultrasonografi gibi ileri proktolojik tetkiklerle dışkılama mekanizmanızın değerlendirilmesi gerekebilir.
Çünkü doğru tedaviye ulaşmanın ilk adımı, tam boşalamama hissinin altında yatan nedeni doğru belirlemektir.
Bu durumda sorun yalnızca hemoroidle, beslenme şeklinizle veya dışkılama alışkanlıklarınızla ilgili olmayabilir. Asıl neden; dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının yeterince gevşeyememesi (anismus/dissinerjik defekasyon), rektosel veya pelvik taban düşüklüğü gibi dışkılama işlevini olumsuz etkileyen durumlar olabilir.
Bu nedenle öncelikle şikâyetlerinizin ayrıntılı olarak sorgulanması ve proktolojik muayenenizin yapılması gerekir. Gerekli görülmesi hâlinde Baryum Defekografi (İlaçlı Dışkılama Filmi), anal manometri ve endoanal ultrasonografi gibi ileri proktolojik tetkiklerle dışkılama mekanizmanızın değerlendirilmesi gerekebilir.
Çünkü doğru tedaviye ulaşmanın ilk adımı, tam boşalamama hissinin altında yatan nedeni doğru belirlemektir.
Erkrk Bağlantı 09.10.26
Hocam merhaba 4 gün önce anal apse ve fistül tedavisi ameliyatı yaşadım doktorun dediği bana 2 tane seton atıldı birisi sıkı birisi gevşek bunlardan yana bir problemim yok fakat her tuvaletten sonra inanılmaz katlanılamıycak bir acı oluşuyor bu normalmi sizce?
Op. Dr. Levent TEZCAN
12.10.26
Makat ameliyatları sonrası, özellikle de ilk 7-10 günlük dönemde ağrı olması beklenen bir durumdur. Unutulmamalıdır ki her hastanın iyileşme süreci farklıdır. Bu nedenle ameliyat öncesinde uygulanacak tedavi yönteminin yanı sıra ameliyat sonrası dönemde karşılaşılabilecek şikâyetler, ağrı kontrolü, yara bakımı ve iyileşme süreci hakkında doktorunuzdan ayrıntılı bilgi almanız önemlidir.
Selman Bağlantı 04.10.26
Hocam merhaba alaturka tuvaletlerde taharet alırken tazikle beraber sol elimin orta parmağımı ilk boğumu veya biraz fazlasını rektumun için sokup bir kaç sefer o çiziyorum temiz hissetmediğim zamanlar bu durum bazen bir kaç kez tekrarlanıyor alafrangada ise makatıma bazen su kaçıyor ve bir kez daha dışkılayıp taharet almak durumunda kalıyorum bu durumlarda ıkınma kasılma zorlama olmuyor eşcinsel değilim anal ilişkimde yok obsesyonum var böyle yapmazsam çocukluğumdan beri o bölge yağlıymış pismiş gibi düşünüyorum ve eminim asla rahat olamıyorum şimdiye kadar bir problemim olmadı ancak merak ediyorum gelecekte bu durumun olumsuz bir etkisi olurmu ne yapmalıyım
Op. Dr. Levent TEZCAN
06.10.26
Dışkılama sonrası temizlik amacıyla parmağın makat içine sokulması. Bunu yıllardır yapıyor olmanız ve bugüne kadar belirgin bir problem yaşamamış olmanız, mutlaka bir hasar oluştuğu anlamına gelmez. Ancak bunu her dışkılama sonrasında, özellikle de birkaç kez tekrarlamak; anal kanalın hassas mukozasında tahriş, küçük çatlaklar, kanama, ağrı veya irritasyona neden olabilir. Fazla ve tekrarlayan mekanik temizlik de anal bölgeyi tahriş edebilir.
Dışarıdan ılık suyla nazikçe temizlemek ve bölgeyi hafifçe kurutmak yeterlidir. Anal bölgenin tamamen -sıfır kalıntı- olacak şekilde temizlenmesi gerekmez.
Ne yapabilirsiniz?
- Öncelikle rektum içine parmak sokarak temizleme alışkanlığını bırakmaya çalışın.
- Dışkılama sonrasında ılık suyla dıştan temizlik yapın; içeriye müdahale etmeyin.
- Tamamen temiz olduğumdan nasıl emin olacağım? düşüncesi geldiğinde tekrar kontrol etmek yerine, Temizliğimi yaptım, tekrar kontrol etmeme gerek yok şeklinde davranmaya çalışın.
- Eğer bunu yapamadığınızı, yoğun kaygı yaşadığınızı veya gün içinde başka temizlik/kontrol davranışlarınızın da bulunduğunu düşünüyorsanız, OKB konusunda deneyimli bir psikiyatri veya klinik psikoloji uzmanından yardım almak çok uygun olacaktır.
Sonuç olarak... Şu anda ağrı, kanama, akıntı, dışkılama güçlüğü veya belirgin bir makat problemi yoksa, yalnızca anlattığınız davranış nedeniyle ciddi bir hasar oluştuğunu düşünmek için tek başına yeterli bir bulgu yoktur. Ancak bundan sonra rektum içine tekrarlayan mekanik müdahaleden kaçınmanız doğru olur.
Dışarıdan ılık suyla nazikçe temizlemek ve bölgeyi hafifçe kurutmak yeterlidir. Anal bölgenin tamamen -sıfır kalıntı- olacak şekilde temizlenmesi gerekmez.
Ne yapabilirsiniz?
- Öncelikle rektum içine parmak sokarak temizleme alışkanlığını bırakmaya çalışın.
- Dışkılama sonrasında ılık suyla dıştan temizlik yapın; içeriye müdahale etmeyin.
- Tamamen temiz olduğumdan nasıl emin olacağım? düşüncesi geldiğinde tekrar kontrol etmek yerine, Temizliğimi yaptım, tekrar kontrol etmeme gerek yok şeklinde davranmaya çalışın.
- Eğer bunu yapamadığınızı, yoğun kaygı yaşadığınızı veya gün içinde başka temizlik/kontrol davranışlarınızın da bulunduğunu düşünüyorsanız, OKB konusunda deneyimli bir psikiyatri veya klinik psikoloji uzmanından yardım almak çok uygun olacaktır.
Sonuç olarak... Şu anda ağrı, kanama, akıntı, dışkılama güçlüğü veya belirgin bir makat problemi yoksa, yalnızca anlattığınız davranış nedeniyle ciddi bir hasar oluştuğunu düşünmek için tek başına yeterli bir bulgu yoktur. Ancak bundan sonra rektum içine tekrarlayan mekanik müdahaleden kaçınmanız doğru olur.
Kübra5467 Bağlantı 04.10.26
Hocam tam bir yıl önce anal fistül ameliyatı oldum, ip takılmıştı, 1 ay sonra çıkarıldı sonra yara iyileşti dendi, ağrılarım yok ama, küçük bir delik oluştu ve bir kapanıyor bir açılıyor. Bazen çok az iltihap geliyor bazen kalem ucu kadar kanama.. Doktoruma her kontrole gittiğimde alt deri iyileşmemiş diyip orayı açıp geçecek pansumana devam et krem sür diyip beni gönderiyor, 1senedir artık çok yoruldum, ne yapmalıyım?
Op. Dr. Levent TEZCAN
06.10.26
Bir yıl geçmesine rağmen aynı bölgede kapanıp tekrar açılan küçük bir delik, zaman zaman iltihaplı akıntı ve kanama olması, artık sadece -yara geç iyileşiyor- şeklinde kabul edilmeden yeniden değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Özellikle daha önce anal fistül nedeniyle seton (ip) takılmış olması, bu küçük deliğin altında hâlâ devam eden veya yeniden oluşmuş bir fistül yolu olup olmadığının araştırılmasını önemli hale getirir.
Fistül varsa dışarıdaki delik bazen kapanabilir, ancak içerideki kanal devam ediyorsa bir süre sonra tekrar açılıp akıntı yapabilir. Bu nedenle deliğin zaman zaman kapanması, fistül olmadığı anlamına gelmez.
Bu aşamada bence yapılması gereken, yalnızca bölgeyi tekrar tekrar açıp pansuman yapmak yerine fistül açısından yeniden değerlendirilmenizdir. Dolayısıyla deneyimli bir proktoloji cerrahından ikinci görüş almanız uygun olur. Muayene bulgularına göre pelvik MR (MR fistülografi) veya 3D Endoanal ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri gündeme gelebilir.
Özetle: Panik yapmanızı gerektiren bir durum olduğunu söylemek mümkün değil; ancak bir yıl sonra hâlâ kapanıp açılan delik + iltihaplı akıntı + kanama olması nedeniyle, fistülün devam edip etmediğini netleştirmek için yeni bir proktolojik değerlendirme almanızı öneririm.
Özellikle daha önce anal fistül nedeniyle seton (ip) takılmış olması, bu küçük deliğin altında hâlâ devam eden veya yeniden oluşmuş bir fistül yolu olup olmadığının araştırılmasını önemli hale getirir.
Fistül varsa dışarıdaki delik bazen kapanabilir, ancak içerideki kanal devam ediyorsa bir süre sonra tekrar açılıp akıntı yapabilir. Bu nedenle deliğin zaman zaman kapanması, fistül olmadığı anlamına gelmez.
Bu aşamada bence yapılması gereken, yalnızca bölgeyi tekrar tekrar açıp pansuman yapmak yerine fistül açısından yeniden değerlendirilmenizdir. Dolayısıyla deneyimli bir proktoloji cerrahından ikinci görüş almanız uygun olur. Muayene bulgularına göre pelvik MR (MR fistülografi) veya 3D Endoanal ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri gündeme gelebilir.
Özetle: Panik yapmanızı gerektiren bir durum olduğunu söylemek mümkün değil; ancak bir yıl sonra hâlâ kapanıp açılan delik + iltihaplı akıntı + kanama olması nedeniyle, fistülün devam edip etmediğini netleştirmek için yeni bir proktolojik değerlendirme almanızı öneririm.
batuhan1 Bağlantı 03.10.26
Hocam merhaba. 11 Haziran 2026 tarihinde anal fistül nedeniyle fistülotomi ameliyatı oldum. Ameliyatın üzerinden yaklaşık 4 ay geçti. Ağrı, şişlik veya ateşim yok, dışkılamam da normal. Ancak hâlâ çok az miktarda sarı renkli akıntı/sekresyon oluyor. Ameliyat bölgesi dışarıdan kapalı ve normal görünüyor. Bu kadar süre sonra az miktarda akıntının devam etmesi normal olabilir mi ?
Op. Dr. Levent TEZCAN
06.10.26
Fistülotomi ameliyatından yaklaşık 4 ay sonra, dışarıdan yara tamamen kapanmış görünmesine rağmen çok az miktarda sarı renkli akıntının devam etmesi, tek başına mutlaka fistülün devam ettiği anlamına gelmez.
Özellikle ağrı, şişlik, ateş, kızarıklık veya yeni bir apse oluşumu yoksa ve dışkılama normal ise, bu durum iyileşme sürecinde kalan yüzeysel yara dokusu veya lokal sekresyonla ilişkili olabilir.
Bununla birlikte, fistülotomi sonrasında yaranın tamamen iyileşmesi kişiden kişiye değişebilse de 4 ay gibi bir süre sonunda tekrarlayan akıntının devam etmesi, kontrol muayenesinde yeniden değerlendirilmelidir. Öncelikle ameliyat bölgesinin ve fistül hattının gerçekten tamamen iyileşip iyileşmediği değerlendirilmelidir.
Eğer muayenede fistülün devamına ilişkin bir bulgu saptanmazsa ve akıntı devam ediyorsa, bölgenin sürekli tahriş olmasına veya iyileşmenin gecikmesine katkıda bulunabilecek faktörler de araştırılmalıdır. Özellikle eşlik eden dışkılama güçlüğü, uzun süre ıkınma, tam boşalamama veya dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının koordinasyon problemi varsa, bunların da göz önünde bulundurulması uygun olabilir.
Hatta geçirilen fistülotomi ameliyatında anal sfinkter kaslarının bir bölümünün etkilenmiş olması, fistülün ve uygulanan cerrahinin özelliklerine bağlı olarak anal kanalın kapanma mekanizmasını ve dışkı/sekresyon kontrolünü etkileyebilir. Ancak bu durum her fistülotomi hastasında görülmez ve yalnızca ameliyat öyküsüne bakılarak söylenemez.
Bu nedenle devam eden akıntının nedenini belirlerken hem fistülün tamamen iyileşip iyileşmediği hem de anal sfinkter ve dışkılama fonksiyonlarının durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Muayene bulgulara göre gerekli görülürse anal manometri, endoanal ultrasonografi veya dışkılama mekanizmasını değerlendiren baryum defekografi gibi ileri proktolojik tetkikler planlanabilir.
Özellikle ağrı, şişlik, ateş, kızarıklık veya yeni bir apse oluşumu yoksa ve dışkılama normal ise, bu durum iyileşme sürecinde kalan yüzeysel yara dokusu veya lokal sekresyonla ilişkili olabilir.
Bununla birlikte, fistülotomi sonrasında yaranın tamamen iyileşmesi kişiden kişiye değişebilse de 4 ay gibi bir süre sonunda tekrarlayan akıntının devam etmesi, kontrol muayenesinde yeniden değerlendirilmelidir. Öncelikle ameliyat bölgesinin ve fistül hattının gerçekten tamamen iyileşip iyileşmediği değerlendirilmelidir.
Eğer muayenede fistülün devamına ilişkin bir bulgu saptanmazsa ve akıntı devam ediyorsa, bölgenin sürekli tahriş olmasına veya iyileşmenin gecikmesine katkıda bulunabilecek faktörler de araştırılmalıdır. Özellikle eşlik eden dışkılama güçlüğü, uzun süre ıkınma, tam boşalamama veya dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının koordinasyon problemi varsa, bunların da göz önünde bulundurulması uygun olabilir.
Hatta geçirilen fistülotomi ameliyatında anal sfinkter kaslarının bir bölümünün etkilenmiş olması, fistülün ve uygulanan cerrahinin özelliklerine bağlı olarak anal kanalın kapanma mekanizmasını ve dışkı/sekresyon kontrolünü etkileyebilir. Ancak bu durum her fistülotomi hastasında görülmez ve yalnızca ameliyat öyküsüne bakılarak söylenemez.
Bu nedenle devam eden akıntının nedenini belirlerken hem fistülün tamamen iyileşip iyileşmediği hem de anal sfinkter ve dışkılama fonksiyonlarının durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Muayene bulgulara göre gerekli görülürse anal manometri, endoanal ultrasonografi veya dışkılama mekanizmasını değerlendiren baryum defekografi gibi ileri proktolojik tetkikler planlanabilir.