Raishin 07.05.14
Merhaba, Hocam. Bende İkinci derecede basur var ve bunun ilerlememesi için ne yapmamız gerekiyor? Yedigime içtiğime dikkat edersem ve her tuvaletimde doğru ıkınırsam ömür boyu bende ki basur İkinci derecede kalır mı yoksa basur hastalığı ne yaparsak yapalım hep ilerleyen bir hastalık mıdır?
Op. Dr. Levent TEZCAN
07.05.14
Site içersinde de bahsettiğim gibi Makatta oluşan basur, fissür(çatlak) gibi hastalıkların oluşma ve ilerleme hızını belirleyen en önemli unsur; hatalı beslenme ve özellikle de hatalı dışkılama alışkanlıkları kökenli KULLANICI HATALARIDIR.
Bu çerçevede, korunma adına yapılabilecekler de ihtiyaç geldiğinde, gereksiz ıkınmalardan kaçınarAak, bol ve kıvamlı dışkı(muz kıvam ve kalınlığında) çıkarabilmektir. Bu özellikteki dışkıyı oluşturabilmek için öncelikle girişin beslenmenin dengeli, düzenli ve sürdürülebilir olması gerekir. (Bknz: Kabızlık---Normal beslenme) Sonrasında yeterli sıkışma hissi olmadan, ihtiyaç gelmeden tuvalete gidilmemeli, geldiğinde de ertelenmemelidir. Son olarak da tuvalette normal dışkılama kuralları çerçevesinde dışkılama işlevi gerçekleştirilmelidr.(Bknz: Kabızlık---Normal Dışkılama)
Çoğu kişi, hatalı dışkılama alışkanlığının farkında bile değildir. Ikınma denildiğinde sıklıkla akıllara zorlanma gelir veya anlaşılır ve bu nedenle ıkınmadığını belirtir.
Hâlbuki normal dışkılama işlevi "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, bırak kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünülürse; dışkı, tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak makat ağzına yönlendirilir, yani mermi namluya verilir. İşte normal dışkılama işlevi için olması gereken ıkınma, sadece bu kadardır. Ama çoğu defa gerek dışkının kendiliğinden çıkmaması gerekse kendiliğinden çıkışın beklenememesi gibi sebeplerle karın kasları tekrar devreye sokulur ve dışkının makattan da çıkması sağlanır. Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte karın kaslarının desteğiyle olan bu destekli çıkışlar; artan veya gereksiz ıkınmalar olarak adlandırılır, yıllar içerisinde pek farkında olmadan da yapılır. Hatta bu artan ıkınmalar, zaman zaman "zorlanma" adı altında yüz mimiklerine de yansıyacak şekilde olur.
NORNAL beslenme ve dışkılama kuralları çerçevesindeki kullanımlarınıza bağlı olarak hastalığın ilerleme derecesinizi, hızını azaltma imkanınız mevcuttur.
Bu çerçevede, korunma adına yapılabilecekler de ihtiyaç geldiğinde, gereksiz ıkınmalardan kaçınarAak, bol ve kıvamlı dışkı(muz kıvam ve kalınlığında) çıkarabilmektir. Bu özellikteki dışkıyı oluşturabilmek için öncelikle girişin beslenmenin dengeli, düzenli ve sürdürülebilir olması gerekir. (Bknz: Kabızlık---Normal beslenme) Sonrasında yeterli sıkışma hissi olmadan, ihtiyaç gelmeden tuvalete gidilmemeli, geldiğinde de ertelenmemelidir. Son olarak da tuvalette normal dışkılama kuralları çerçevesinde dışkılama işlevi gerçekleştirilmelidr.(Bknz: Kabızlık---Normal Dışkılama)
Çoğu kişi, hatalı dışkılama alışkanlığının farkında bile değildir. Ikınma denildiğinde sıklıkla akıllara zorlanma gelir veya anlaşılır ve bu nedenle ıkınmadığını belirtir.
Hâlbuki normal dışkılama işlevi "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, bırak kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünülürse; dışkı, tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak makat ağzına yönlendirilir, yani mermi namluya verilir. İşte normal dışkılama işlevi için olması gereken ıkınma, sadece bu kadardır. Ama çoğu defa gerek dışkının kendiliğinden çıkmaması gerekse kendiliğinden çıkışın beklenememesi gibi sebeplerle karın kasları tekrar devreye sokulur ve dışkının makattan da çıkması sağlanır. Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte karın kaslarının desteğiyle olan bu destekli çıkışlar; artan veya gereksiz ıkınmalar olarak adlandırılır, yıllar içerisinde pek farkında olmadan da yapılır. Hatta bu artan ıkınmalar, zaman zaman "zorlanma" adı altında yüz mimiklerine de yansıyacak şekilde olur.
NORNAL beslenme ve dışkılama kuralları çerçevesindeki kullanımlarınıza bağlı olarak hastalığın ilerleme derecesinizi, hızını azaltma imkanınız mevcuttur.