Rektosel Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Teşhis edilmesi hem çok kolay hem de çok zor olan bir hastalıktır.

      Yaygın olarak bilinmemesine rağmen, ayrıntılı sorgulama ve dikkatli muayene ile çok kolay teşhis edilebilecek bir hastalıktır. Ancak, gerek hastaların bu konuda bilinçli olmamaları ve sıkıntılarını makat, mide, barsak gibi farklı organlara yormaları gerekse hekimlerin ayrıntılı sorgulamadan mevcut bulgulara ve hasta yönlendirmesine göre hareket etmesi sebebiyle teşhis edilmesi güçleşir.

      Özellikle de 20'lu yaşlardan itibaren, doğum yapmış veya yapmamış çoğu bayan; mideden başlayıp makatta sonlanan sindirim sistemiyle ilgili çeşitli sorunlar ve bu sorunlara bağlı olarak da çeşitli ilaç tedavileri görmeye başlar. Ama özellikle de bayanlar?
Bayanlar arasında;

1. Neden Şişkinlik ve mide sıkıntıları, özellikle de "Reflü Hastalığı" daha fazla görülüyor?

2. Neden Dışkılama güçlüğü, hazımsızlık, şişkinlik-gaz sorunu gibi sıkıntılar ve bunlara bağlı “Kabızlık, Barsak tembelliği, Spastik Kolon / İrritabl Barsak Sendromu” tanılarına daha fazla rastlanıyor?

3. Neden çeşitli dışkı yumuşatıcı, barsak düzenleyici veya hazım/gaz ilaçlarının kullanımı daha yaygın?

4. Neden Bu kadar tanı ve tedaviye rağmen bayanların sorunları bir türlü bitmiyor? Psikolojik denip geçiliyor?

Hiç düşündünüz mü?

Tüm bu olası durumların REKTOSEL HASTALIĞI sonucu da oluşabileceğini...

Tabii ki, "Hayır…" “Ama? Dâhiliye, Gastroenteroloji ve hatta Cerrahi doktorlarına, hem de kaç defa gittim…” diyebilirsiniz.

      İşte bu olası durum süreçlerinde alınan çeşitli tanılara ve görülen tedavilere rağmen birçok bayanda sonuç alınamaz ve hasta rahatlayamaz. Ancak yine de bir şekilde idare etmeye devam eder. Yıllar geçtikçe, idare edilen veya geçiştirilen sorunlar; sıklıkla, sindirim sisteminin çıkışında yani makatta kendini göstermeye başlar. Çünkü bu süreçte bozulan veya dikkat edilmeye çalışılsa da devam eden hatalı beslenme ve dışkılama alışkanlıkları sonucu dışkılama güçlüğü (ıkınma ve zorlanmalar) artar.
Dışkılama(Boşaltım):
Çoğu kişinin bildiğini sandığı, yıllarca tuvalette yaşadıklarını "NORMAL" kabul ettiği ancak sıklıkla NORMAL'in dahi ne olduğunu bilmediği bir işlevdir.

      Doğal olarak devam eden hatalı beslenme ve hatalı dışkılama işlevleriyle artan ıkınmalar sonucu makat zorlanır. Makattaki bu zorlanmave tahrişe bağlı olarak makatta ağrı, kanama ve memeleşme gibi sıkıntılar, gün yüzüne çıkmaya başlar. Bundan sonra daha yaygın olarak bilinen Hemoroid(Basur) ve Fissür(Çatlak) gibi hastalıklara ait yakınmalarla uğraşılmaya başlanır. Tabi bu arada bir takım ilaç veya beslenme alışkanlıklarıyla, yine idare edilmeye çalışılır.

      Zamanla sıklaşan ve artan makat sıkıntılar; biraz kanser korkusuyla, biraz "Yeter artık!.." denilmesiyle, biraz da o mâlum tabu zırhının yenilmesiyle Genel Cerrahi Doktoruna gidilmesini sağlar. Fakat çoğu kez Rektosel yerine, görülen makattaki hasara göre Hemoroid(Basur) ve/veya Fissür(Çatlak) teşhisi ile dönülür(!). Hatta Hemoroid ve/veya Çatlak ameliyatı dahi olunur. Ancak ameliyat dahi olunmuş olsa, zamanla beklentilerin tam olarak karşılanamadığı görülür. Hatta, "Tekrarladı, rahatlayamadım..." denilir. Doğal olarak kalan sıkıntılarla idare edilir ve/veya yeni arayışlara gidilir...

Sonradan, bir vesile ile Rektosel teşhisi alan kadınların büyük çoğunluğunun geçmişlerinde geçirilmiş Hemoroid(Basur) ve Fissür(Çatlak) ameliyatlarına rastlanır.
Bu, tesadüf olabilir mi?

      Rektosel Hastalığı; gerek anlatılması, ifade edilmesi ve yorumlanması zor sıkıntıları gerekse sindirim sistemine ait diğer organ sıkıntılarıyla benzemesi nedeniyle Dâhiliye, Gastroenteroloji ve Genel Cerrahi pratiğinde dikkat edilmesi ve ayırıcı tanı işlemlerinde göz önünde bulundurulması gereken bir hastalıktır.

Hiçbir sıkıntısı olmadığını, “Normal” olduğunu ifade eden bayanlar arasında yapılmış Defekografi taramalarıyla %80'e yakın bir bölümünde REKTOSEL olduğu saptanmıştır.


      1. Anamnez(Şikâyetler ve Hikâye):
      Anamnez alınırken; şikâyetlerin açık ve net bir şekilde ifade edilemeyeceği göz önüne bulundurulmalı ve dikkatli olunmalıdır. Kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik-gaz, mide, reflü ve çeşitli makat sıkıntılarıyla gelen bayan hastanın dışkılama işlevi; Rektosel akılda tutularak, aşağıda verilen birkaç soru örneğinde olduğu gibi sorgulanmalıdır. (Detaylar için:Rektosel Belirtileri Nelerdir?) Çünkü Rektosel; Basur, Çatlak gibi halk arasında yaygın olarak "bilinen bir hastalık" değildir. Kolay kolay hastalar; "Basurum var" veya "Fissürüm var" gibi “Rektoselim var” diyerek gelmez.

a. Tuvalette ilk ıkınma sonrası "Dışkının makat ağzına geldiğini hissediyorum. Ancak çıkarmak için her aşamada ıkınmak zorunda kalıyorum, kendiliğinden çıkmıyor" diyenlerden misiniz?

b. "Dışkımın kıvamı yumuşak iken biraz ıkınmayla çıkıyor. Ancak kıvamı pekleştiğinde çıkarmak için vajina(döl yolu) girişinin altından veya makat çevresinden parmağımla bastırmak, ittirmek zorunda kalabiliyorum." diyenlerden misiniz?

c. Tuvalette tam boşalamama, sanki "daha varmış" gibi hissedip biraz daha beklediğiniz, ıkındığınız oluyor mu?

d. Tuvalette ıkınma durumunda vajina (döl yolu) ağzında kabarıklık, dolgunluk hisseder misiniz? gibi...

      Böylece hem hastaların sıkıntılarını daha iyi ifade etmeleri hem de doktorun bu konuya dikkat etmesi sağlanmış olur.

      Anal Cerrahi olarak hastalarımızdan muayene öncesi Ön Bilgilenme Formu doldurmalarını istemekteyiz. Bu sayede  ağırlıklı olarak dışkılama olmak üzere işeme(üriner) ve cinsel ilişki(seksüel) alışkanlıkları bir bütün olarak ön sorgulamaya alınır. Sonrasında tüm form bilgileri hasta ile birlikte irdelenerek ayrıntılı sorgulanır ve en önemlisi hastanın yaşam kalitesini nasıl etkilediği belirlenir.

      2. Anal Muayene:
      Anamnez sırasındaki detaylı sorgulamayla elde edilen veriler doğrultusunda dışkılama sırasında rektumun vajinaya doğru olan bombeleşmesi; muayene sırasından parmak aracılığıyla taklit edilmeye çalışılır.


      Bu amaçla dıştan gözle ve elle anal muayene yapıldıktan sonra rektal tuşeyle (parmakla) içten muayeneye geçilir. Bu esnada parmak ucu geriye doğru çekilirken ön tarafta, makat kaslarının hemen üstünden vajina arka duvarına doğru bastırılır. Bu sırada parmak ucunun vajinal açıklıkta yaptığı bombeleşme gözlenir. Böylece rektosel muayenesi ve teşhisi yapılmış olur. Bazen de ileri vakalarda, parmakla bu muayeneye bile gerek kalmadan vajinal açıklıktan direk görünür.

      Bu esnada hasta Hemoroid, Fissür vs.. gibi diğer makat hastalıkları yönünden de değerlendirilir. Çünkü dışkılama sistemi bir bütündür… Aynı şekilde makat hastalıkları için gelen bayan hastaların da rektosel yönünden değerlendirilmesi gerekir.

      Perianal-Anal (Makat) bölgenin muayenesinde bayan hasta ve hekim için en rahat pozisyon; normal muayene masasında gerçekleştirilen sol yan yatar pozisyondur. Ancak bu pozisyon, rektal tuşe sırasında vajinaya(hazneye) doğru olan bombeleşmeyi gerçekleştirmeye pek uygun değildir. Bu nedenle; Rektosel muayenesi için proktolojik masa tercih edilir.


      Rektal tuşe dışında Rektosel için tipik gözle dıştan muayene bulgusu tanımlanmamıştır. Ancak Anal Cerrahi olarak edindiğimiz tecrübeler sonucu; Rektoseli olan çoğu hastada makat kenarında, ön tarafta yani vajinanın hemen altında, taharetlenme sırasında ele gelen horozibiği gibi bir deri katlantısı (skin-tag) olduğu gözlenmiştir.

      Bu memeleşme veya deri katlantısı nadir olarak tek başına görülür. Çoğunlukla Basur, Çatlak veya her iki hastalığa bağlı deri katlantıları ile birlikte görülür. Çünkü devam eden ıkınmalar ve zorlanmalar zamanla basur veya çatlak oluşumuna da zemin hazırlar.

      Bu örnek hasta istirahat(A) halinde iken muayene edildiğinde öndeki ve yanlardaki memeler nedeniyle Hemoroid, arkadaki deri katlantısı ve fissür hattı nedeniyle de Kronik Fissür hastalığı teşhisi alabilir. Evet, bu teşhisler temelde doğrudur. Ancak eksiktir.  Hasta ıkınma(B) durumunda tekrar değerlendirildiğinde öndeki memede büyüme, belirginleşme olmadığı dikkat çekecektir. Çünkü rektosel memesi/deri katlantısı basur memesinin tersine ıkınma ile boyutunda büyüme olmaz. Hatta azalır.

      Bu örnek hasta istirahat(A) halinde iken muayene edildiğinde makat çevresinin tamamen basur memelerine ait deri katlantıları ile sarılmış olduğu görülür. Evet, bu teşhis de temelde doğrudur. Ancak eksiktir.  Hasta ıkınma(B) durumunda tekrar değerlendirildiğinde diğerleriyle orantılı olarak öndeki memede çok daha belirgin bir büyüme, belirginleşme olmadığı görülür. Rektal tuşe(C) yapılarak tekrarlanan muayenesinde ise Rektosel varlığı teyit edilmiş olur.


      Rektal tuşe aracılığıyla taklit edilen vaginal bombeleşme defekografi adı verilen radyolojik inceleme ile teyit edilebilir.

      3. Görüntüleme Yöntemleri/Tetkikler:

      a-) Defekografi(İlaçlı Dışkılama Filmi):
      Hepimizin de bildiği gibi sindirim artıklarının (dışkının) makattan boşaltılması eylemine dışkılama adı verilir. Bu eylemin özel olarak hazırlanmış klozetle radyolojik olarak görüntülenmesine, yani ilaçlı filminin çekilmesine defekografi; video olarak kaydedilmesine de sinedefekografi adı verilir. Kısaca; kapalı kapılar ardında gerçekleşen dışkılama olayını gün yüzüne çıkarma işlemidir. Artık WC'de yaşadıklarınızı öğrenme zamanı geldi....


      Bu filmin çekimi için kalın barsağın son kısmı(rektum) baryumla karıştırılmış ve dışkı kıvamına getirilmiş patates püresi veya nişasta ile doldurulur. Bu işlem hasta sol yan yatar pozisyonda ve makattan yapılır. Ama doldurmaya başlamadan önce, rektum içinde kalan normal dışkının lavman ile boşaltılması gerekebilir. Müteakiben hasta film çekiminin yapılacağı alana alınır ve özel yapılmış plastik klozet üstüne oturtulur. Hazırlık aşaması böylece tamamlanmış olur. Sonrasında istirahat, sıkma ve ıkınma-boşaltma aşamaları video olarak kaydedilir veya anlık görüntüleri alınır.

      Bu sayede dışkılama sırasında, Rektosel(R) başta olmak üzere rektum ve anüs bölgesinde ortaya çıkan işlevsel hastalıklar tespit edilir. Defekografi özellikle tıkayıcı tipte(Dışkı Çıkış Güçlüğü) kabızlığı ya da zor dışkılama, boşaltım sorunu olan kişilerde sıkça kullanılır(Obstrüktif Defekasyon).

      a-) Diğer Tetkikler:

      Dinamik MRI Defokografi daha üstün bir tetkik olarak kullanılabilir. Global olarak pelvik yapılar hakkında bigi verir.

      Bilimsel bir çok çalışmada Anorektal Manometrinin rektosel için spesifik olmadığı gösterilmiştir. Manometri; özellikle fekal inkontinensli(Abdest tutamama) hastalarda eşlik eden sfinkter(Makat kası) bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılır.

      Semptomatik rektoselli hastalarda Endoanal Ultrason(EAUS), Dinamik Transperineal Ultrason (DTP-US) ile birlikte yapılabilir.

      Son olarak Feksibl Rektosigmoidoskopi; rektoselli bir hastanın hem ilk değerlendirmesinin tamamlanması hem de anüs ve rektuma ait diğer lezyonların ekarte edilmesi için mutlaka yapılmalıdır.

      Hastalığın teşhisini bu şekilde tamamladıktan sonra sıra geldi tedaviye... Bakalım neler yapılıyor?...


« « Rektosel Belirtileri Nelerdir? Rektosel Nasıl Tedavi Edilir?.. » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats