ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Anal & Anorektal Apseler Nasıl Tedavi Edilir?

      Anal Apseler;
1. Hem neden olduğu makat bölgesi sıkıntılarından hem de ateş, halsizlik gibi genel enfeksiyon belirtilerin kurtulmak,
2. Yayılıp komplike hale dönmesine engel olmak,(ki komplike hale dönüştükçe fistülleşme riski artar.)
3. Anal Fistüllere dönüşme riskini en aza indirgeyebilmek adına en kısa zamanda tedavi görmeleri gereken acil hastalıklardandır.
" Anal apse, mutlaka cerrahi tedavi gerektiren acil bir durumdur. Kendi kendine, kontrolsüz bir şekilde boşalması beklenmemelidir."
      Kaçınılmaz olarak uygulanması gereken tedavi ise İnsizyon+Drenaj, yani bıçakla apsenin boşaltılması şeklinde olan cerrahi tedavidir. Antibiyotik verilerek hastanın takip edilmesi şeklindeki ilaç(medikal) tedavisi ya da enjektör yardımıyla apsenin boşaltılması şeklindeki yaklaşımlar; ilk etapta, hasta açısından daha iyiymiş gibi görünse de "yarardan çok zarar" getirir.

      Anal Apse tedavisinde geç kalındığı sürece; hem tekrarlama adı altında sıkıntılarla karşılaşma hem apsenin komplike hale dönüşme hem de fistülleşme riski belirginleşir. Dolayısıyla apseleşme olduktan sonraki geçen her gün; bu risklerin belirginleşmesinde önemli rol oynar. Sıklıkla tedavideki gecikmeye; apsenin bir şekilde kendiliğinden patlaması ve boşalması sonucu hastanın yaşadığı sıkıntıların azalması sebep olur. Çünkü sıkıntıların azalmasıyla “idare edebilir” olduklarını düşünüp cerrahi tedaviden çekinilir. Ama farkında olmadan hastalık, daha ciddi boyutlara taşınır ve riskler belirginleşir.

     İnsizyon+Drenaj işlemi; sedasyon(uyutma), spinal veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilir. Makat kenarında çok belirgin şişkinliği olan yüzeysel apselerde ofis, poliklinik şartlarında lokal anestezi ile drenaj işlemi gerçekleştirilebilir. Ancak kişisel tecrübelerim; bu işlemin, lokal anestezi ile yapılmasının hem hasta konforu hem de yeterli drenajın temini açısından uygun olmadığı yönündedir.
İnsizyon+Drenaj işleminde;

      Uygun anestezi sağlandıktan sonra makat ağzına en yakın olan yerden cilt kesisi yapılarak apsenin merkez lojuna ulaşılır(-1-). Apse içeriği(pü-irin) boşaltılır ve gerekli durumlarda kültür için örnek alınır(-2-). Cilt kesisinden parmakla girilerek apse lojunun tam olarak boşalması sağlanır. Bu işte parmağın tercih edilmesi çevre makat kaslarına zarar verilmemesi için önemlidir(-3-). Müteakiben apse loju bol serum ile yıkanır ve kalan içeriğin akmasını sağlamak için dren veya gevşek gazlı bez apse lojuna yerleştirilir. Pansumanı yapılarak drenaj işlemi sonlandırılır.

      Apsenin drenajını takiben hastanın sık sık sıcak su banyosu (tercihen sıcak duş fıskiyesi) ile bölgenin mekanik temizliğini yapması sağlanır. "Muz" kıvam ve kalınlığında dışkı yapmasını sağlayacak beslenme alışkanlığı önerilir. Özellikle kabızlık çekmiyorsa dışkı yumuşatıcı verilmez. "Sağlıklı erişkinlerde apse drenajı sırasında rutin olarak antibiyotik kullanım endikasyonu yoktur. Bağışıklık sistemi zayıflamış veya enfeksiyon riski olan hastalarda kullanılır." denilse de sıklıkla antibiyotik tedavisi verilir. Hasta düzenli aralıklarla kontrole çağrılır ve takibe alınır.

      İnsizyon ve drenaj işleminin genel prensipleri bu şekilde sıralanabilir ve teknik açıdan da basit cerrahi işlem gibi düşünülebilir. Ancak "hastalık yoktur, hasta vardır" mantığından hareketle apsenin tipine ve yayılımına göre bu işlemin yapılacağı yerin önemi büyüktür. Çünkü Anal apse tedavisinde nüks(tekrar etme) apse ve buna bağlı olarak belirginleşen %5-40 gibi bir oranda anal fistül riski vardır.

      Cerrahın olası bu riskleri de düşünerek insizyon+ drenaj işlemi için uygun yerin neresi olduğunu mümkün olduğunca önceden planlaması gerekir. Bu amaçla Pelvik MR tetkiki yerine daha yakından inceleme imkanı sağlayan 3D EAUS veya Endocoil’li Pelvik MR incelemesinden faydalanılır. Bu sayede apsenin geliştiği anal glanda en yakın nokta(lar)dan drenajı sağlanmış olur. Mesela; İskioanal boşlukta yerleşik atnalı apsede drenaj işlemi birden daha fazla yerden yapılır. Bu sayede hem apsenin tekrarlaması ve yayılmasının hem de gelişebilecek olası fistül riskinin önüne geçilmiş olur. Fistül gelişecekse de bunun mümkün olduğunca basit fistül olması temin edilmiş olur. Ki bir sonraki fistül tedavisinde olabildiğince az makat kas hasarı olabilsin.

      Apse ve fistüllerin birbirinin devamı olan hastalıklar olduğu hiç unutulmamalıdır. O yüzden, apse ne kadar basit ve yüzeyel de olsa "Anal Apse" düşünülen her hastaya ait bulgular; kesinlikle 3D-EAUS gibi görüntüleme yöntemleri ile teyit edilmeli ve sonrasında insizyon+Drenaj işlemi uygulanmalıdır. Bu sayede; geleşebilecek olası fistül tipi (Basit-Komplike), tedavisi ve bu fistül tedavisine bağlı "nüks" ve "inkontinens" risklerine karşı önceden tedbir alınmış olur. "Yılanı başından ezmek" misali.... (Bknz: Komplike FistülTedavisi...)

Anal Apse ve bu nedenle uygulanan insizyon+drenaj işlemi her ne kadar basit bir işlem gibi görünse de olası riskleri ve fistül tedavi süreçleri de dikkate alınarak iyi bir planlama gerektirir. 3D EAUS’nin pratik ve kolay uygulanabilirliği ile bu planlamadaki yeri yadsınamaz.

      ÖRNEK VAKA:

      Son 7-8 yıl içersinde çeşitli aralıklarla anal apse atağı geçiren bu ataklara bağlı olarak da apsenin ciltte kabarıklık yaptığı saat 8-9 hizasından 4 defa ameliyat olmuş(drene edilmiş). Hasta 3-4 gün önce başlayan ağrı ve şişlik şikayetleri ile tekrar görüldü. Yapılan harici anal bölge muayenesinde yine saat 8-9 hizasında apse saptandı. Ancak yapılan EAUS incelemesi ile asıl kaynağın saat 6 hizasında olduğu ve saat 8-9 seviyelerine kadar yayıldığı gözlendi. Bunun üzerine hastaya hem saat 6 hem de saat8 hizasından drenaj işlemi gerçekleştirildi.

      Anal fistül gelişme riski nedeniyle drenaj aşamasında fistül tedavisinin(fistülotomi) de yapılması tartışmalıdır. Ancak çoğunluk, gerekli olduğu kanıtlanmadıkça ilave hiçbir işlemin yapılmaması yönündedir. Çünkü işin içinde abdest tutma fonksiyonlarını gerçekleştiren makat kaslarının hasar görme durumu vardır.

     Anal apse tedavisinde temel yaklaşım;

      1. Öncelikle, anal apse de dahil olmak üzere tüm apselerin asıl tedavisinin cerrahi olduğu gerçeği kabul edilmeli ve ilaçla tedavi düşüncesinden uzaklaşılmalıdır.

      2. Cerrahi süreç öncesi anal apsenin yerleşimi ile çevre dokularla olan ilişkisi; detaylı muayene ve görüntüleme yöntemleri (EAUS, Endocoil'li Pelvik MR) kullanılarak iyice belirlenmelidir. Crohn, Tbc, AİDS, kanser gibi özel hastalıklar ekarte edilmelidir.

      3. Hastalara uygulanacak insizyon+drenaj ameliyat süreci ile sonrasında gelişebilecek tekrarlama ve fistül gibi olasılıklar hakkında ön bilgilendirme yapılmalıdır.

      4. Anal Apselerde, uygulanacak insizyon+drenaj ameliyatı için uygulnacak cilt kesisinin yeri; %50'lere hatta %70-80'lere kadar çıkabilen olası anal fistül riski de dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu amaçla, muayene ve ameliyathane bulgularına ilave olarak Endoanal Ultrason verilerinden de faydalanılmalıdır. Böylece fistül riskinin, basit fistül yönünde olması sağlanmalıdır.

      5. En kısa sürede yapılacak bu değerlendirmeler sonrası uygun insizyon + yeterli drenaj işlemi uygulanmalı ve hasta takibe alınmalıdır.

      Sıklıkla yapıldığı gibi "dur, bir bakalım, geçer belki!.." düşüncesi ile hareket edilip apsenin kendi kendine boşalmasına imkan verilmemelidir. Çünkü bu düşünce ve hareket tarzı, uygun insizyon + yeterli drenaj imkanı sağlayamadığından, hastalığın olası risklerinin artırır. Tabii ki bu ihmalkarlığın bir bedeli, bir ceremesi olacaktır. Ve bunu da doğal olarak, hasta yaşayacaktır. Aman haaaa!!!...


« « Anal Apse Nasıl Teşhis Edilir? Anal Fistüller(Giriş) » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.