| ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Anal (Anorektal-Perianal) Fistüller Anal fistül; yüzlerce yıldan beri tanınmasına, sık karşılaşılmasına rağmen hem hasta hem de cerrah için uğraştırıcı, bezdirici ve tedavisi uzmanlık isteyen zor hastalıklardan biridir. "Fistül" kelimesi tıbbi olarak içi boş iki organ veya içi boş bir organ ile vucut yüzeyi arasında, normalde olmaması gereken kanal-tünel-tüp geçit olarak tanımlanır. Çocuk parklarında yer alan iki ucu açık tüp geçitler gibi düşünün... Bu tanımlama ışığında, tıbbi olarak birçok fistül çeşidi vardır. Dental(Diş) fistül, Rektovaginal fistül, Arteriovenöz fistül gibi.... Bu fistülü oluşturan tüp geçit veya kanal, makat kasları arasında seyrediyor ve bir ağzı makat içinde bir ağzı da makat dışında yer alıyorsa Anal (Anorektal-Perianal) Fistül adını alır.
![]() ![]() ![]() ![]() Anal Fistül, isim benzerliği nedeniyle en çok Anal Fissür (çatlak-yırtık) ile karışır. Fissür, makat ağzındaki çatlak ve yırtıklara denir. Fistül ise basitçe makat ağzından birkaç santimetre uzakta, zaman zaman ağrılı şişkinliklere neden olabilen akıntılı deliklere denir. Bu yerleşim yerinin farklılığı dahi fistülü fissürden kolayca ayırt ettirir.
![]() ![]() ![]() Bir kişide Anal fistül hastalığının olması, bir an önce tedavi altına girmesi gerekliliğini gösterir. Çünkü pratikte kendiğinden iyileşme görülmez. Çok çok nadir olarak sıkıntı vermeyen anal fistüller vardır. Ancak tedavisiz kalan fistüllerde yeni apselerin ve buna bağlı olarak yeni yan-kör tünelciklerin gelişimi, yani hastalığın ilerleme(kompleksleşme) riski çok çok daha fazladır. Nadir olarak uzun süre tedavi görmemiş fistüllerde kanserleşme eğilimi olduğu gözlenmiştir. O yüzden ağrısız akıntı, kanama ve tekrarlayan apse atakları geçiren bir hasta mutlaka kontrol altına alınmalı ve tedavi görmelidir.
Bu durumdaki bir Anal Fistülün tedavisi, hiç hoşunuza gitmeyecek ama cerrahidir. İlaç (Antibiyotik) tedavisi, sadece akıntıların arttığı dönemlerinde cerrahiye hazırlık olarak kullanılır.
Hastalığın makat kasları arasında-içinde gelişmesi sebebiyle cerrahi tedavinin az veya çok abdest tutma işlevine hasar vermesi kaçınılmazdır. Ki istenen, hastanın abdest tutma fonksiyonuna, tolere edilebilir düzeyde en az hasar vermektir. Bu amaçla yıllar içersinde farklı cerrahi tedavi alternatifleri geliştirilmiştir.
Tüm bu sebeplerden dolayı hem hasta hem de cerrah için uğraştırıcı, bezdirici ve tedavisi zor hastalıklardan biridir.
Bu sebeple;
1. Hastalık çok daha fazla ilerlemeden, kompleksleşmeden tedavi için müracaat edilmesi, 2. Teşhis aşamasında, ayırıcı tanı için endoskopi, makat kasları ile olan ilişkisinin incelenmesi için ultrasonografi (Endoanal US-EAUS) ve/veya Endocoil'li Pelvik MR gibi tetkiklerden faydalanılması, 3. Anal cerrahi konusunda tecrübeli bir cerrahın tercih edilmesi gerekir. O halde, hastalık ve tedavisi hakkında ayrıntılara girerek biraz daha bilgilenelim ve bilinçlenelim. Böylece bu 3 maddenin önemini daha iyi anlamış oluruz...
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
|
basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz. |
||||||||||||||||||||||||||||||||