| ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Rektosel'de Laserötesi Tedavi Farkı... Bayanlarda Rektosel Hastalığı nedeniyle "zorlu boşaltma ya da boşaltma güçlüğü" şeklinde tanımlanan dışkılama sorunları erkeklere nazaran çok daha belirgin olarak yaşanır.Çoğu bayan, karın şişkinliği-hazımsızlık veya kabızlık(peklik) olarak algıladıkları bu dışkılama sorunlarını düzenli yürüyüşler yaparak veya daha fazla su içerek veya lif alımını(kuru kayısı, erik, kuruyemiş vs…) artırarak bir şekilde halletmeye, idare etmeye çalışır. Bu tedbirlerin yetmediği durumlarda ise çeşitli bitki çayları, dışkı yumuşatıcı ve hatta lavman kullanarak mücadeleye devam eder. Birçok kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı faktörün etkisi altında olan Rektosel hastalığında, her ne kadar idare edilmeye çalışılsa da zamanla bir ilerleme olacaktır. Bu durum solda şematize edildiği gibi zamanla dışkılama sorunlarında artış olarak hastaya yansıyacaktır. Malum, dışkılama yapmak zorundayız. Karın şişkinliği, hazımsızlık ve kabızlık olarak başlayan bu dışkılama sorunlarındaki artışa paralel olarak, zamanla dışkının makattan çıkarılması da güçleşecek ve ıkınma artacaktır.
Artan bu ıkınmaya da bağlı olarak makatta sık bilinen Basur ve Çatlak gibi hastalıklar ve bu hastalıklara ait yanma, sızlama, zonklayıcı ağrı, kanama ve memeleşme gibi makat sorunları gün yüzüne çıkacaktır.
Böylece bir kısır döngü gelişir. Bu döngü hastalar tarafından kırılmaya çalışılsa da, sıklıkla “Kaş yapayım derken göz çıkarmak” misali tam bir keşmekeşliğe sürüklenir ve kilitlenir.
İşte bu kilitlenme derecesine göre “Yeter artık” moduna girilir ve tıbbi yardım istenir. Ancak çoğu bayan bu aşamada ”Kabızlığım var”, “Çatlak var” veya “Basurum var” diyerek gelir. Ama asla “Rektoselim var” diyerek gelmez. Dolayısıyla gelenlerin bir bölümü hazımsızlık, kabızlık, barsak tembelliği gibi teşhisler alarak yıllarca ilaç tedavisi görür. Diğer bir bölümü ise Basur ve/veya Çatlak teşhisi alarak ya ilaçla idare eder ya da ameliyat olur.
![]() Bu nedenle, dışkılama sorunu yaşayan bir kadında;Rektosel hastalığı ekarte edilmeden planlanacak her türlü hazımsızlık, karın şişkinliği ve kabızlık tedavisi ya da Rektosel hastalığını da kapsamayan her türlü basur, çatlak gibi makat hastalıklarının tedavisi beklentileri tam olarak karşılayamaz. Dolayısıyla da başarı ve hasta memnuniyeti elde edilemez.
Gerek hastalar tarafından dışkılama sorunlarının çok farklı ifade edilmesi gerekse hekimin ister istemez cerrahi pratiğinde daha sık görülen hastalıklar üzerine yoğunlaşması sebebiyle Rektosel hastalığının göz ardı edilmesi kaçınılmaz olabilmektedir.
O yüzden, öncelikle daha teşhis aşamasındaki bu ortak yanılgıya engel olmak gerekiyordu. Bu amaçla, dışkılama sorunu yaşayan (nasıl ifade ederse etsin) tüm bayan hastalarımızda standart "Ön Bilgilenme Formu" doldurma işlemi başlattık. Böylece hastaya sıkıntılarını daha iyi tanıma, ifade etme ve hatta farkına varma imkânı sunmuş olduk. Bu sayede ortak yanılgının her iki ayağına (Hasta ve hekim) engel olmuş olduk.
Diğer taraftan, REKTOSEL cerrahisinin hem uygulanma şeklinde hem de sonuçlarında bir farklılık vardı. Bu farklılık da arzu edilen başarı ve hasta memnuniyet oranlarına ulaşılmasına engel oluyordu. Nasıl mı?
Jinekologlar daha çok vajinal teknikleri(Arka duvar onarımı) tercih ederler ve %90’lere varan başarıdan bahsedilir. Ama hangi hastalarda? Tabii ki menapoz döneminde olup cinsel aktif hayatı bitmiş ve rektoseli çok fazla olan bayanlarda… Çünkü bu tekniğin ağrılı cinsel ilişki (disparoni) riski mevcuttur. Ayrıca jinekologlar rektosele bir dışkılama sorunu olarak değil de pelvik taban gevşemesi olarak bakarlar. O yüzden, hastalığı vajinada yaptığı bombeleşme şekli, başarıyı ise cerrahi sonrası bombeleşmedeki azalma olarak görürler. Ama hastanın dışkılama sorunları ne oldu? Bunu hiç sorgulamazlar, bilmezler ki!.. Bu durum gerçek başarı için yeterli midir?
Genel Cerrahlar ise transperineal ve transrektal teknikleri tercih ederler ve %30 ile %100 arasında değişen başarıdan bahsedilir. Ama burada en temel sorun, bu ameliyatı yapacak cerrahı bulmaktır. Çünkü bu ameliyatın yapılması özellikli bir iş olup her cerrahın bu konuda yeterli deneyimi yoktur. Ayrıca bu ameliyatın makat kaslarına hasar verme(inkontinens) ve/veya rektovajinal fistül(hazneden dışkı gelmesi) riski mevcuttur. O yüzden çoğu cerrah bulaşmak istemez. Bu nedenle yeni arayışlar devam etmektedir.
AnalCerrahi olarak: Dışkılama sorunlarını araştırdığımızda bilindiğinin aksine, bayanlarda çok daha yüksek oranda rektosel hastalığı ile karşılaştık. Hatta bir adım daha ileri gittik ve bayanlardaki basur ve çatlak gibi hastalıkların da temelinde rektosel olduğunu teyit ettik. Nasıl mı? Tabii ki defekografi(ilaçlı dışkılama filmi) çekerek…
Tamam, dereyi tam olarak gördük. Ama paça sıvama yani tedavi kısmına geldiğimizde apışıp kaldık. Çünkü “Aşağı tükür sakal, yukarı tükür bıyık” misali bir türlü orta noktası yok. Nasıl mı?
1. Hastayı Jinekologlara yönlendirdik, hasta geri geldi. Çünkü cinsel aktif yaştaydı veya bekardı veya rektosel büyük değildi.
2. Transperineal yaklaşalım ve yama koyalım ya da transrektal(makattan) yaklaşalım, diye düşündük. Risklerden bahsedince hasta kibarca “Kalsın, ben idare edeyim.” dedi.
İşte bu aşamada “Kul sıkışınca hızır yetişirmiş” misali Hemoroid tedavisinde geliştirdiğimiz Laserötesi tedavi modelimizi devreye soktuk. Tabii ki yine bir takım değişiklikler yaparak…
Böylece ortaya;
1. Evli-bekâr ayırımı yapmadan tüm yaş gruplarında etkili,
2. Hastaya kalıcı hiçbir hasar vermeden uzun vade etkinliği olan,
3. Yandaş makat hastalıklarının(basur, çatlak gibi) da aynı anda çözümlenebildiği bir tedavi modifikasyonu çıktı.
Böylece Laserötesi tedavi farkı ile dışkılama sorunu olan kadınlarda olası Rektosel, Basur, Çatlak, Anal Spazm gibi hastalıkların hepsi aynı anda çözümlenmiş, dışkılama sorunları komple tedavi edilmiş olmaktadır. Ayrıca diğer tedavilerin aksine hiçbir sorun veya hasara neden olunmamaktadır. Hatta birçok hastamız, bu tedavi sonrası dolaylı olarak da olsa idrar kaçırma ve kirletme(Sistosel) sıkıntılarında azalma olduğu ifade etmektedir.
ÖRNEK VAKA: 48 yaşında, 3 normal doğum yapmış, histerektomi(rahim ameliyatı) olmuş ve yaklaşık 5 yıldan beri haftada en az 2-3 defa dışkı yumuşatıcı/müshil tarzı ilaç kullanarak dışkılama ihtiyacını gideren bir hastamız Laserötesi Tedavi yöntemi ile hem basur hem de rektosel açısından tedavi edilmiştir. Bu hastaya ait tedavi öncesi ve tedavi sonrası(20 ay) ilaçlı dışkılama filmi(defekografi) görüntüleri aşağıdadır...
Herhalde, "bir taşla çok kuş vurmak" diye buna denir... İşte LASERÖTESİ TEDAVİ'nin farkı... YAŞAM KALİTESİ...
Bu hastalarda aynı zamanda sistosele bağlı "İdrar kaçırma" şikayetlerinde de büyük bir oranda gerileme olmaktadır.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||