| ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs / Kist Dermoid Sakral )![]() Genel olarak “kıl dönmesi” denildiğinde; kıllı bölgelerin temizliğini (sakal vs.) takiben, o bölgede belli bir süre sonra kıl köklerinin olduğu yerlerde kızarıklık ve ufak ağrılı şişlik durumunu anlarız. Biraz kurcalar, sıkar ve içindeki kılı çıkarınca da rahatlarız. Öncelikle belirtmek isterim ki; burada anlatmaya çalışacağımız kıl dönmesi hastalığı, bu değildir. En azından yer itibari ile farklıdır. ![]() Hemen hemen herkes, kişisel temizliği sırasında ve/veya gayri ihtiyari olarak arada bir elini kuyruk sokumuna atar ve orada toplanan serbest kıl ve pamukçuklardan oluşan minik bir yumağı eli ile çıkarır ve yaşamına devam eder. Ancak kuyruk sokumu bölgesi, gerek ağrılı-şişlik gerekse elimize gelen/bulaşan akıntı ile iç çamaşırımızda oluşan kirlenme durumu ile bir an gelir, rahatsız etmeye başlar.
Böylece tıp dilinde “Pilonidal sinüs/kist dermoid sakral” olarak tanımlanan, halk arasında ise “kıl dönmesi” olarak bilinen; kuyruk sokumunda yerleşik bir cilt altı enfeksiyonu(iltihabı), apsesi ile karşılaşmış oluruz.
Bu hastalık; erkeklerde kadınlara nazaran 3-4 kat daha fazla görülmektedir. Ergenlik sonrası genç erişkinlerde, 15-35 yaşları arasında görülebilirse de 17-25 yaşları arasında daha sıklıkla görülmektedir. Sıkıntıları, kadınlarda erkeklere göre daha erken yaşlarda başlamaktadır. 45 yaşından sonra görülmesi nadirdir.
Hastalığının ilk tanımlandığı 1800’li yıllardan itibaren çeşitli tedavi yaklaşımları ortaya konulmuştur. Bu nedenle uygulanan tedavi seçeneklerinin yelpazesi oldukça geniştir. Bu hastalıkta tedavinin temelinde hastalıklı cilt, cilt altı dokusunun çıkarılması (eksizyon) esasına dayanan cerrahi(ameliyatlı) yöntemler bulunmaktadır.
Pilonidal hastalığın cerrahi tedavisinde açık bırakma yönteminden en kapsamlı flep (parça kaydırma) yöntemlerine kadar pek çok ameliyat şekli ve cerrahi dışı tedaviler tarif edilmiştir. Fakat hemen hemen tüm yöntemlerde, az veya çok hastalığın nüksetme (tekrarlama) olasılığının olduğu gözlenmiştir.
Dolayısıyla yeni tedavi arayışları günümüzde de devam etmektedir. Ama önce, hastalığın neden ve nasıl oluştuğunu iyice irdeleyelim ki, tedavinin amaçlarını ve hasta olarak beklentilerimizi belirleyebilelim.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||