ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

HEMOROİD'DE CERRAHİ/Ameliyatlı TEDAVİLER

Uzun Vadeli "Yeter Artık" Diyorsanız?..
      Özellikle ileri aşama (Evre III-IV) Hemoroidal Hastalıkta (Basurda); kullanıcı eğitimi odaklı konservatif yaklaşımla arzu edilen yaşam konfor ve kalitesine ulaşılamaz. Ama buna rağmen yıllardır, yediğine içtiğine dikkat ederek "idare ettiğini" düşünen hastaların sayısı, hiç de az değildir. Ki bu hastaların “yaşam konfor ve kalitesinden” ne anladıklarını sorgulamak ve sadece saygı duymak(!) gerekir.

      Diğer taraftan “idare etmek" istemeyen, dolayısıyla "dayanamıyorum, yeter artık" diyen hastalar da bulunur. İşte o zaman bu hastalara cerrahi tedavi yaklaşımları önerilir.

Ancak ilave olarak Dışkılama Güçlüğü (Dışkı Çıkış Güçlüğü Tipi Kabızlık) yönünde şikayetleri de olan hastalarda; Defekografi, Anal Manometri, 3D Endoanal USG gibi tetkik sonuçlarını görmek gerekir.
Aksi takdirde… (Bknz: Basur Tekrarlar mı?)

1. HEMOROİDEKTOMİ:
      İki yüz yılı aşkın bir süredir kullanılan, 1935 yılından itibaren bilimsel tanımlaması yapılan ve HEMOROİDEKTOMİ adı verilen ameliyat şeklidir. Yıllar içerisinde normal işlevini kaybetmiş, esnemiş ve sarkmış hemoroid yastıkçıklarındaki fazlalığın bir şekilde kesilip alınmasıdır (traşlanmasıdır).

      “Hemoroidektomi” sırasında makat içinde, sağ ön, sağ arka ve sol orta olarak yerleşik hemoroid memeleri; tek tek ve eliptik bir kesiyle uzunlamasına kesilip çıkarılır (traşlanır). Bu eliptik kesi; makat dışından başlayıp makat kaslarına dokunmadan makat içine doğru ilerler. Bu sırada dış ve iç hemoroid yastıkçıkları traşlanır. Bu işlem, ameliyathane ortamında ve anestezi altındayken yapılır. Belde aşağısını uyuşturma adı verilen spinal/epidural anestezi veya genel anestezi  altında uygulanır.
Şematik olarak Hemoroidektominin aşamaları;

      Bu esnada makat dışından içine doğru, aralıklı olarak uzanan 3 adet geniş yara (tespit) alanı (kolon-sütün) oluşur. Makatta “üçlü saç ayağı” misali oluşan bu yara(tespit) alanları sayesinde; iyileşme sürecinde daha fazla alanda ve yerde asıcı bağ oluşumu sağlanarak tedavi etkinliği uzun vadeye taşınır. Ama yara alanının büyüklüğüne bağlı olarak ağrı da belirginleşir.
Hemoroidektomi işleminin mantığını görmekteyiz... Korkutucu... değil mi?

      Doğal olarak, özellikle ileri evre hemoroidlerde olmak üzere tüm evrelerde uygulanabilecek en etkili tespit ve tedavi yöntemidir. Başka bir deyişle, “Gerçi sonuçları itibarı ile garanti isteniyorsa; en etkili ve uzun vadeli başarılı tedavi için kesinlikle cerrahi yani ameliyat önerilir.” diye bilinir.

      Hemoroidektomi ameliyatının tanımlandığı ilk yıllarda olduğu gibi memelerdeki fazlalıklar; makas ve neşter yardımıyla kesip çıkarılırsa KLASİK HEMOROİDEKTOMİ adını alır. Ancak yıllar içersinde, iyileşme sürecinde yaşanan malum sıkıntıları azaltmak için arayışlara gidildi. Bu süreçte ilerleyen ve gelişen teknolojilere de bağlı olarak; ameliyatta kullanılan el aletlerinde bir değişim oldu ve “Koter, Laser, LigaSure, Ultracision (ultrasonik) Hemoroidektomi” gibi farklı adlarla anılan ameliyatlar geliştirildi. Ancak klasik hemoroidektomi tabanlı olan bu yöntemlerde tek değişen el aletleri oldu.

      İlk olarak “ELEKTRO-KOTER” adı verilen el aleti kullanılmaya başlandı. Ancak olası çevre dokulardaki hasar riski nedeniyle kullanımı sınırlandı ve arayışlara devam edildi.

      LASER, halk arasında nedense “her derde deva!..” olarak bilinir. Aslında Laser; hepimizin de bildiği gibi ısı, ışık kaynağıdır. Tıpta, cerrahi veya cerrahi dışı uygulamalarda termal (ısı) etkisinden faydalanılır. Laser teknolojisi ilk olarak neşter veya makas yerine kesme (traşlama) amacıyla ve Laser hemoroidektomi adıyla kullanıldı. Ancak oluşan komplikasyonlar (abdest tutamama) nedeniyle 1995’li yıllarda terk edildi. 2000‘li yıllarda İnfrared adıyla tekrar ön plana çıkarıldı. Ancak hastalara gerçek bir laser olmadığını anlatmak kolay olmadı. Laser; son yıllarda kesme yerine, daha düşük ısılarda yol açtığı büzüşme etkisiyle LHP (Laser Hemoroidoplasty) adı altında tekrar popüler oldu. Her ne kadar cerrahi bir yöntem olmasa da ileri evre hemoroidlerde LHP uygulaması; hemoroidektomi ile kombine edildi ve ağrısı daha az cerrahi yönteme dönüştürüldü. Ama tedavi etkinliği hemoroidektomi gibi oldu mu? Tabii ki hayır...

      Günümüzde hemoroidektomi sırasında en çok LigaSure ve Ultracision (Harmonic Scalped-Ultrasonik disektör) sistemleri kullanılır. Kesme (traşlama) işlemi bu el aletleri aracılığıyla yapılır. Bu sayede kanama kontrolü daha iyi yapılır ve çevre dokulara da daha az hasar verilir.Dolayısıyla ameliyat sonrası ağrı da daha az olur. Hatta bu nedenle "Laser" ameliyatı olarak da adlandırılır. Aman dikkattt!!!...

      Ligasure ve Ultracision gibi el aletlerinin, özellikle de ileri evre hemoroidlerde; makat dışında yer alan deride de kullanılması, iyileşme sürecinde gecikmeye ve makatta daralmaya yol açar. Bu nedenle makat dışındaki deride klasik cerrahi ile kombine edilmesi önerilir.

2. STAPLED HEMOROİDOPEKSİ (DE LONGO):
      1995 yılında De Longo tarafından özellikle, ağrı ve iş gücü kaybı nedeniyle cerrahi tedaviden kaçınan ama cerrahi dışı tedavilerin de yetersiz kaldığı mukozal prolaps ağırlıklı Evre III hemoroidler için geliştirildi. Ancak kısa zamanda Evre II-IV arası tüm hemoroidlerde uygulanır oldu. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren tüm dünyada klasik cerrahi tedavilere alternatif olarak sunuldu ve çok fazla da kabul gördü. Ayrıca özel bir alet yardımıyla makat içinde yapılan işlemlerden dolayı hemoroidektomi yerine hemoroidopeksi adını alır.
Longo tedavi aşamaları (sırasıyla soldan sağa...);

      Ancak yıllar içersinde hem tedavi eden (cerrah) hem de tedavi edilen (hasta) sayısı arttıkça; “Karaman’ın koyunu sonradan çıkar oyunu” misali, sonuçların beklentileri karşılayacak düzeyde olmadığı görüldü. Hatta 2007 yılında açıklanan 10 yıllık tedavi sonuçları sonrası kullanım oranları hızla düştü.

      Yapılan karşılaştırmalı çalışmalar sonucunda Longo yönteminin erken dönem sonuçları klasik yönteme göre daha avantajlı bulundu. Fakat Longo sonrası tekrarlama ve yeniden hastaneye başvurma/yatma oranlarının uzun dönemde daha fazla olduğu gözlendi. Hatta nadir de olsa Longo yönteminde, mukoza ve submukoza yerine rektum duvarının kesilmesi sonucu çok ciddi komplikasyonlar yaşandığı gözlendi. Günümüzde Longo yöntemi; sadece hasta takibi olmayan hekimlerce önerilir.

      Özetle Longo Yöntemi; ameliyatın hemen sonrasını içeren dönemlerde ağrı açısından belirgin bir konfor sağlamasına rağmen uzun dönem sonuçları dikkate alındığında klasik cerrahiye üstünlüğü yoktur. Hatta hastayı eski halini “mumla arar” hale bile sokabilir.

      Longo Yöntemini 2001 yılında uygulamaya başlayıp 2006 yılı başında bıraktım. AnalCerrahi tecrübelerim ışığında verdiğim bu kararda ne kadar haklı olduğumu; 2007 ve 2012 yıllarında açıklanan uzun dönem çalışma sonuçları ispatladı.

Güncelleme: Aralık 2016
« « Cerrahi Dışı (Ameliyatsız) Tedaviler Basur, Tekrarlar mı? » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.