ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Biyofeedback Tedavi

PELVİK TABAN KASLARINI GEVŞETME VE GÜÇLENDİRME EĞİTİMLERİ...

      "Feedback" kelime anlamı olarak geri bildirim, geri besleme, dönet gibi kelimelerle tanımlanabilir. Başka bir deyişle; Bilginin kaynağa, kökene geri döndürülmesidir.

      Vücudumuzu oluşturan tüm organ ve dokularda, mükemmel bir hassasiyet ve koordinasyon sonucu çeşitli biyolojik işlevler gerçekleşir. Günlük yaşam sürecinde Solunum, kalp hızı ve kan basıncı gibi istem dışı veya farkına varılmayan birçok işlev; Biyolojik Feedback (Biofeedback) adı da verilen fizyolojik kontrol mekanizması eşliğinde gerçekleşir.

      Ancak yıllar içersinde, bu fizyolojik kontrol mekanizmaları çeşitli nedenlerle sorun yaşatabilir. Bu gibi durumlarda sorunlu işlevin farkına varılıp istemli olarak düzenlenmesi gerekir. Yani otomatik vitesden manuel (elle) vitese geçmek gerekir. Bu çerçevede çeşitli görsel veya işitsel sinyaller aracılığıyla önce sorunun farkına varılır, sonra da uygun bir şekilde düzenlenmesi sağlanır. Yaşanan sorunları veya sıkıntıları engellemek adına, bir nevi kullanıcı eğitimi de olan bu sürece Biofeedback Tedavi adı verilir.

      Pelvik Taban Kas Gücü ve Hareketliliği, yani pelvik taban sıkma ve gevşeme yeterliliği de ihtiyaç doğrultusunda ve farkına varılmayan bir süreçte Biyolojik Feedback mekanizmasıyla düzenlenir. Bu sayede Dışkılama, İşeme ve cinsel ilişki gibi işlevlerin sorunsuz gerçekleşmesi sağlanır. Ancak devam eden kullanıcı hataları veya eklenen gebelik ve şişmanlık gibi çeşitli nedenlerin etkisiyle pelvik taban kaslarında gereğinden fazla sıkma veya gevşeme tarzı dengesizlik oluşur.

Pelvik Taban Kaslarındaki bu dengesizlik durumlarında…
Sıkma yeterliliğindeki azalmaya paralel olarak; kontrolsüz dışkı-gaz kaçakları, akıntı ve kirlenme gibi abdest tutamama sorunları ve/veya bayanlarda idrara çıkışlarda artış, acil sıkışma hissi, idrar kaçırma yaşanır.
Gevşeme yeterliliğindeki azalmaya paralel olarak; makatta ağrı, peklik, tam boşalamama veya boşalmada güçlük, karın şişkinliği ve hazımsızlık-gaz gibi dışkılama güçlüğü sorunları ve/veya bayanlarda cinsel ilişkiden kaçınma, yapamama veya erkeklerde idrar yapmada güçlük, yanma-sızlama yaşanır.

      Bu veya buna benzer şikâyetleri olan hastalar; hem ürolojik hem jinekolojik(bayan) hem de proktolojik açıdan detaylı sorgulamaya alınır ve muayene edilir. Muayene bulguları doğrultusunda pelvik taban ve pelvik tabanla ilişkili rektum, anüs, vajina, uterus ve mesane gibi organlara ait sinirsel (nörolojik), fonksiyonel veya yapısal olası hasar durumları gözden geçirilir. Bu aşamada proktolojik açıdan Anal Manometri, Defekografi, Endoanal US (EAUS), Kolonoskopi gibi tetkiklerden faydalanılır.

      Tüm bu detaylı inceleme sonucunda;
► Gevşeme yeterliliğinde azalma nedeniyle dışkılama güçlüğü sorunları yaşayan hastalara öncelikle pelvik tabanı gevşetme/relaksasyon eğitimleri,
► Sıkma yeterliliğinde azalma nedeniyle abdest tutamama sorunları yaşayan hastalara ise öncelikle pelvik tabanı güçlendirme/ rehabilitasyon eğitimleri şeklinde Biyofeedback Tedavi önerilir.

PELVİK TABANI GEVŞETME (RELAKSASYON) EĞİTİMLERİ;

►• Makatta zonklayıcı ağrı, zor dışkılama, tam boşalamama gibi şikâyetlerle gelen ve Anismus tespit edilen kadın erkek tüm hastalarda,
►• Ağrılı cinsel ilişki, cinsel ilişkiden kaçınma, yapamama gibi şikâyetlerle gelen ve Vajinismus tespit edilen bayan hastalarda,
►• Ağrılı idrar yapma, torba altında künt bir ağrı gibi şikâyetlerle gelen ve nonenfektif (mikropsuz) Prostatit tespit edilen erkek hastalarda…
      Makat kaslarını da içeren Pelvik taban kaslarında; gevşeme yetersizliği veya gereğinden fazla sıkma (kasılma) tarzı bir dengesizlik bulunur. Dolayısıyla bu dengesizlikten kurtulmak için Biofeedback Tedaviden gevşetme/relaksasyon eğitimi tarzında faydalanılır.

      Biyofeedback tedavinin gevşetme eğitimi birkaç aşamadan oluşur. Hastalar öncelikle kullanıcı eğitimine alınır. Normal beslenme ve normal dışkılama hakkında bilgilendirme yapılarak kendisinde tespit edilen sorunun tam olarak ne olduğu anlatılır. Yıllardır “Doğru” diye bildiği yanlış alışkanlıkları tespit edilerek gerekli düzeltme önerileri verilir. Son olarak da dışkılama sırasındaki karın ve makat kasları arasındaki koordinasyonun sağlanması için diafram nefes egzersizleri önerilir. Hastalar birkaç hafta arayla kontrole çağrılır ve durum değerlendirmesi yapılır.

      Şikâyetlerde gerileme veya rahatlama sağlandığı takdirde ikinci aşamaya geçilmeden idamesi sağlanır. Ama birkaç kontrole rağmen hasta uyumu yeterli değil veya başarı elde edilemiyorsa; çeşitli görsel veya işitsel sinyaller kullanarak pelvik taban gevşeme yeterliliğinin taklit edildiği ikinci aşamaya geçilir. Bu aşamada; sıklıkla Anal Manometri cihazı veya daha portabl (taşınabilir) cihazlar veya balon ittirme testi kullanılır.

      Bu amaçla, dizleri karna çekilmiş vaziyette hasta sol-yan yatırılır ve vajinaya veya makata (anal) ince bir prob yerleştirilir. Seans süresi 20-30dk olacak şekilde pelvik taban kaslarını; gerek kendi bildiği tarzda gerekse diafram nefes egzersizlerini kullanarak gevşetmesi istenir. Prob sayesinde her gevşemenin yeterli olup olmadığı, görsel veya işitsel sinyaller halinde bir ekran ve ses düzeni aracılığıyla hastaya yansıtılır. Bu doğrultuda uygun bir şekilde yapıp yapmadığı hakkında farkındalık yaratılır ve gerekli düzenlemelere gidilir.
Dissinerjik Defekasyon-Anismus

      Pelvik Taban kaslarını yeterli seviyede gevşeterek rahatlaması için farkındalık yaratan bu seanslara 6 ila 8 hafta boyunca haftada üç gün olacak şekilde devam edilir. Hastanın bu seanslarda öğrendiklerini haftanın diğer günlerinde; çeşitli zamanlarda ve pozisyonlarda diafram nefes egzersizleri şeklinde tekrarlaması ve devam etmesi önerilir. Ancak bu süreçte normal beslenme ve normal dışkılama alışkanlıkları da ihmal edilmemelidir.

      Ancak Anismus, Vajinismus, Prostatit? gibi durumlarda Pelvik tabanı gevşetmeye yönelik Biofeedback Tedaviye başlamadan önce dışkılama güçlüğünü tetikleyen; Rektosel, Intussusception, Dilate Rektum gibi olası nedenlerin göz ardı edilmemesi gerekir. Ancak bu sayede Biofeedback Tedavinin etkinliği artırılıp uzun süreli idamesi sağlanabilir. Çünkü pek farkına varılmadan sıklıkla da “NORMAL” diye bilinen ve yıllarca devam eden, kullanıcı bağımlı hatalı dışkılama alışkanlıkları; rektum ve anüsde hem yapısal hem de işlevsel hasarlara yol açarak pelvik tabandaki fizyolojik kontrol mekanizmasının bozulmasında etkin rol oynar.

PELVİK TABANI GÜÇLENDİRME (REHABİLİTASYON) EĞİTİMLERİ;

      Makat kaslarını da içeren Pelvik taban kaslarında; sıkma (kasılma) yetersizliği veya gereğinden fazla gevşeme tarzı bir dengesizlik bulunur. Sıklıkla da dışkı ve gaz ile idrar tutamama şikâyetleriyle gün yüzüne çıkar. İnkontinans olarak da adlandırılan İdrar veya Abdest tutamama durumlarında öncelikle Biofeedback Tedaviden güçlendirme /rehabilitasyon eğitimi tarzında faydalanılır.

      Biyofeedback tedavinin güçlendirme eğitimi de farklı şekillerde gerçekleştirilir. Ama önce hastalar kullanıcı eğitimine alınır. Normal beslenme ve normal dışkılama hakkında bilgilendirme yapılarak kendisinde tespit edilen sorunun tam olarak ne olduğu anlatılır. Yıllardır “Doğru” diye bildiği yanlış alışkanlıkları tespit edilerek gerekli düzeltme önerileri verilir.

      Sonrasında güçlendirme odaklı Biyofeedback tedavinin ne şekilde uygulanacağını belirlemek için hastanın sahip olduğu pelvik taban kas gücü tespit edilir. Pelvik taban kas gücü; 5 üzerinden 3 ve 3’ün üzerinde olan hastalara Aktif Rehabilitasyon, 3’ün altında olan hastalara ise Pasif Rehabilitasyon yöntemleri önerilir.

Pelvik Taban Rehabilitasyonu için kullanılan Yöntemleri;
1-) Aktif Rehabiliyasyon Yöntemleri 1-) Pasif Rehabilitasyon Yöntemleri
    a. Pelvik Taban Kas Egzersizleri (Kegel)     a. Fonksiyonel Elektriksel Stimulasyon (FES)
    b. Vajinal Konlar     b. Sakral Elektriksel Stimulasyon
    c. Anal/Vajinal Problar     c. Posterior Tibial Sinir Stimulasyonu(PTNS)
        d. Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimulasyonu (TENS)

Pelvik taban kaslarının güçlendirme etkinliği pasif yöntemlerde daha azdır. Bu nedenle pasif yöntemlerle yeterli kas gücüne(>2) ulaşılır ulaşılmaz Aktif yöntemlere geçilerek devam edilir.

Pelvik Taban Kas Egzersizleri (KEGEL);

      Pelvik taban kas gücü yeterli (>2) hastalarda öncelikle tercih edilir. Ancak çoğu hasta pelvik taban kaslarını çalıştırmayı (sıkmayı) öğrenirken yanlışlıkla uyluk, kalça, bel kaslarını sıkıp gevşetir. Yani sıkıp gevşettiği kaslar pelvik taban kasları olmaz. Dolayısıyla da başarılı olunamaz. Hâlbuki doğru kasları çalıştırmayı (sıkmayı) öğrenmenin çok kolay bir yolu vardır.

      “Küçük/Büyük tuvaletiniz geldiğinde tuvalete oturun ve yaparken 3-4 kez tutup bırakın. İşte tuvaleti yaparken tutup bırakma sırasında kasıp gevşettiğiniz kaslar; doğru pelvik taban kaslarıdır. Yani idrar/dışkı tutarken pelvik tabana ait kaslar kasılır yaparken de gevşetilir. Bu işlem tuvaletten çıkmadan önce idrar/dışkı bittikten hemen sonra yapılırsa daha iyi anlaşılır.”

      İdrar/Dışkı tutma ve bırakma yöntemi ile pelvik taban kaslarına hâkim olma öğrenildikten sonra Kegel egzersizlerini uygulamaya geçilir. Egzersize başlamadan önce hasta; idrarını boşaltmalı, rahat hareket edebileceği kıyafet giymelidir. Hasta sırtüstü yatar, dizler bükülür, baş yastıkla desteklenerek hafifçe kaldırılır. Bu pozisyondayken pelvik taban kasları önce kasılır(sıkılır), 5-10 saniye kasılı olarak bekledikten sonra derin bir diafram nefesi alınıp gevşetilir. 10-20 saniye bekledikten sonra tekrar kasılır ve yine 5-10 saniye bekledikten sonra tekrar bırakılır (gevşetilir). Bu şekilde egzersize 10-15 kez devam edilir.

      10-15 kez üst üste yapılan kasıp gevşemeler bir “set” olarak düşünülür. Dolayısıyla Kegel egzersizi; gün içersinde 2 veya 3 set olarak tekrar edilir. Egzersizler sırasında diafram nefesi nefes alıp verilmesi ve yalnızca pelvik taban kaslarına odaklanılması önemlidir. Bayanlarda, Pelvik taban doğru kasıldığında klitoris aşağıya, vajina içeriye doğru çekilir ve makat kalınlaşır/dolgunlaşır.

      Her hastanın pelvik taban kas gücüne göre egzersiz planlaması yapılır. Ama zamanla giderek daha uzun kasılma süresi ve sayısı ile daha kısa dinlenme periyotları hedeflenir. Ayrıca Pelvik taban kaslarını günlük hayatın her durumunda kontrol edilebilmesi için sadece sırtüstü yatarken bu egzersizlerin yapılması önerilmez. Zamanla çeşitli pozisyonlarda da bu egzersizlerin tekrarlanması önerilir. Ulaşılmak istenen; günde 10 set halinde her pozisyonda ve her setin de en az 10 kasılma ve gevşemeden oluşmasıdır.

      Egzersiz programı düzenli şekilde takip edilmeli ve devam ettirilmelidir. Kegel egzersizlerindeki başarı; uygulamalardaki doğru tekniğe ve egzersiz programının devamlılığına bağlıdır. Kegel egzersizleri bir ömür boyu ve her gün düzenli olarak uygulanmalıdır. Pratik uygulamalar ne kadar fazla olursa başarı oranı da o kadar artacaktır. Hem hasta motivasyonu hem de programın modifiye edilmesi için ayda bir kez pelvik taban kas gücü değerlendirilmesi gerekebilir.

      Kegel Egzersizleri sayesinde; 1. Pelvik Taban kas gücü artırılarak Pelvik taban kökenli idrar, gaz ve dışkı çıkış kontrolünde yaşanan kaçak ve kirlenmelerin önüne geçilebilir. 2. Pelvik Taban Kaslarının bu süreçte Diafram nefesiyle desteklenerek gevşemesi sağlanarak Anismus ve Vajinismus gibi sorunlarla da baş edilebilir. Kegel Egzersizi; Yeterli seviyede Pelvik taban kas gücüne sahip hastalarda uygulanabilir. Yan etkisinin olmaması ve hastanın kendi kendine yapabilmesi açısından avantajlı bir yöntemdir.

Vajinal Konlar;
      Pelvik taban kas gücü yeterli (>2) ama Kegel egzersizlerini doğru yapamayan veya devam ettiremeyen bayan hastalarda tercih edilir. Hem pelvik taban kaslarını kuvvetlendirmek hem de Kegel Egzersizlerini öğretmek amacıyla vajinaya 10 ila 100gr arasında değişen ağırlıklar (konlar) yerleştirilir.

      Hasta ayakta iken yerçekimine karşı vajinaya yerleştirilen Kon’u tutmak için pelvik taban kaslarını kasar(sıkar). Bu sayede pelvik taban kas gücü ve hastanın Kegel egzersizi konusundaki bilinci artırılır. En düşük ağırlıkla başlanır. Yürürken vajinada 1 dakika kadar tutabildiği en ağır kon ile çalışmaya devam edilir.

      Kon’u günde iki defa 10-20 dk tutmaya başladığında kon’un ağırlığı arttırılır. 4 hafta süreyle bu şekilde çalışan hastalara gerekirse evde çalışmak üzere Kon’lar verilir ve daha sonra Kegel egzersizleriyle devam etmeleri istenir.

Anal veya Vajinal Problar;
      Yeterli (>2) pelvik taban kas gücüne sahip olan ama Kegel egzersizlerini doğru yapamayan veya devam ettiremeyen hastalarda tercih edilir. Yani kas gücü var ama nasıl kullanacağını bilmiyorsa, farkında değilse tercih edilir. Bu amaçla, “NORMAL” diye bildiği sıkma derecesini ölçmek ve farkındalık yaratmak adına; vajinaya veya makata (anal) prob yerleştirilir.
Pelvik taban kas gücü ölçen Perineometre
      Müteakiben Kegel egzersizlerinde olduğu gibi ve seans süresi 20-30dk olacak şekilde pelvik taban kaslarını sıkıp gevşetmesi istenir. Bu esnada Prob sayesinde gerçekleştirilen her kasılmanın yeterli olup olmadığı, görsel veya işitsel sinyaller halinde bir ekran ve ses düzeni aracılığıyla hastaya yansıtılır. Bu doğrultuda gerekli düzenlemelere gidilir.

      Farkındalık yaratarak doğru kasları yeterli seviyede kasarak güçlendirmesi için bu seanslara 6 ila 8 hafta boyunca haftada üç gün olacak şekilde devam edilir. Kişinin bu seanslarda öğrendiklerini haftanın diğer günlerinde; çeşitli zamanlarda ve pozisyonlarda Kegel Egzersizi şeklinde tekrarlaması önerilir. Hatta temel amacı doğru kasları çalıştırmayı (sıkmayı) öğretmek olan 6-8 haftalık bu seanslardan sonra da Kegel Egzersizleri ile devam etmesi istenir.

Fonksiyonel Elektirik Stimülasyonu (FES/ES);
      Pelvik taban kas gücü 3’ün altında olan, dolayısıyla pelvik taban kaslarını aktif olarak kendisi kasamayan hastalarda, başlangıç tedavisi olarak tercih edilir. Hasta pelvik taban kaslarını aktif olarak kendisi kasabilir hale gelince aktif rehabilitasyona (Anal/Vajinal Problara yada Kegel Egzersizine) geçilerek devam edilir.

      Pelvik taban kaslarında etkili pudental sinirin vajina veya makata(anal) yerleştirilen probun yaydığı elektiriksel akımlarla uyarılarak kasılması esasına dayanır. Bu sayede Pelvik taban kas gücünün yeterli seviyeye ulaşması hedeflenir. Bu amaçla otomatik ve sabit stimülatör adı verilen cihazlar kullanılır.

      20-30 dakikalık seanslar halinde uygulanır. Bu seanslarda uygulanacak elektriksel akımın dalga şekli, pulse genişliği, frekansı ve akım şiddeti her hastaya uygun olarak ayarlanır. Seanslara 6 ile 8 hafta boyunca haftada üç gün olacak şekilde devam edilir.

      FES’in Üriner veya Anal İnkontinens tedavisinde başarılı olabilmesi için hem Sakral refleks arkı sağlam olmalı hem de sonrasında aktif rehabilitasyon (Anal/Vajinal Prob yada Kegel Egzersizi) ile desteklenmesi gerekir.

Sakral Nöromodülasyon (Sakral Elektriksel Stimülasyon);
      Pelvik taban kas gücü hem 3’ün altında hem de sakral refleks arkı hasarlı olan hastalarda; doğrudan sakral sinir köklerinin elektriksel olarak uyarılması ve pelvik taban kaslarının çalıştırılması düşüncesiyle geliştirilmiştir. Ancak iki aşamalı Cerrahi işlem gerektirir. Son yıllarda Sakral nöromodülasyon; pelvis bölgesi ağrılarında, dışkı ve idrar tutamama, idrar yapmakta ve dışkılamadaki fonksiyonel boşaltma sorunlarında etkili bir tedavi seçeneği olarak gösterilmektedir.

Periferik Nöromodülasyon (Periferik Elektriksel Stimülasyon);
      Sakral refleks arkı sağlam olup Pelvik taban kas gücü 3’ün altında ve anüsü/vajinayı da kullanmak istemeyen hastalarda tercih edilir. Bu sayede üriner ve anal inkontinens (abdest tutamama) tedavisinde kullanılır. İki farklı şekilde uygulanır.

      1. Posterior Tibial Sinir Stimülasyonu (PTNS):
      Belirli frekans, amplitüd ve pulse genişliğindeki düşük voltajlı elektrik enerjisinin; ayak bileğine yakın bir yerden akapunktur iğnesi yardımıyla ve posterior tibial sinir aracılığıyla sakral sinir köklerine taşınmasıdır. Böylece dolaylı olarak kaslar çalıştırılır. Haftada bir 30dk olarak yapılan seanslara 12 hafta boyunca devam edilerek yeterli pelvik taban kas gücü hedeflenir. Yeterli pelvik taban kas gücüne ulaşıldığında aktif rehabilitasyon ile kombine edilir.

      2. Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu (TENS):
      Belirli frekans, amplitüd ve pulse genişliğindeki düşük voltajlı elektrik enerjisinin, ayak bileğine veya perineye yakın bir yerden cilde yapıştırılan yüzeyel elektrodlar yardımıyla sakral sinir köklerine taşınmasıdır. Böylece dolaylı olarak kaslar çalıştırılır. Haftada bir 30dk olarak yapılan seanslara 12 hafta boyunca devam edilerek yeterli pelvik taban kas gücü hedeflenir. Yeterli kas gücüne ulaşıldığında aktif rehabilitasyon ile kombine edilir.


« « Tetkikler-->İlaçlı Kolon Filmi  

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
MSN :  basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.