ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Biyofeedback Terapi

"Pelvik Taban Kaslarını Gevşetme veya Güçlendirme Eğitimleri"

      "Feedback" (ihtiyaca göre) geribildirimli öz düzenleme/denetim olarak tanımlanabilir. Günlük yaşam sürecinde Kan basıncı ile Kalp ve solunum hızı gibi farkına varılmayan birçok biyolojik işlev; Biyolojik Feedback (Biofeedback) adı verilen fizyolojik kontrol mekanizması eşliğinde ihtiyaca göre gerçekleşir.

      Benzer bir şekilde abdest tutma ve dışkılama işlevleri de ihtiyaç durumuna göre Biofeedback eşliğinde gerçekleşir. Ki normalde her bebek; dışkılama ile abdest tutma işlevlerine sahip olarak doğar. Buna bağlı olarak da ihtiyaç oluştuğunda dışkılama, oluşmadığında ise abdest tutma işlevlerinde rol oynayan yapılar (sinirler, kaslar); Biofeedback kontrolünde, mükemmel bir hassasiyet ve koordinasyon içerisinde devreye girer.

      Ancak yıllar içerisinde gerek “tuvalet eğitimi” adı altındaki malum(?) öğretilerin ve/veya psikososyal stres faktörlerinin gerekse pelvik taban ve makat kaslarında oluşan yapısal veya sinirsel hasarların etkisiyle Biofeedback kontrolü bozulup aksayabilir. Buna bağlı olarak da “işlevsel dışkılama güçlüğü” adı altında Kabızlık ve/veya makatta ağrı, kanama, şişlik gibi ya da “işlevsel abdest tutamama-Fekal İnkontinens” adı altında makatta akıntı, kirlenme, tuvalete yetişememe gibi sorunlar yaşanmaya başlanır.
Biofeedback Terapi, tedavi değil bir eğitim sürecidir.
      Her iki durumda da sorunlu işlevi fark edip yeniden düzenlemek, yani bir şekilde bozulan ve aksayan Biofeedback kontrolünü daha sağlıklı yönde geliştirmek için (Anal) Biofeedback Terapi önerilir. Ancak Biofeedback Terapi, bir tedavi şekli olmaktan ziyade (kullanıcı) eğitim sürecidir. Bisiklet kullanmayı veya ayakkabı bağlamayı öğrenmek gibi… O yüzden kullanıcının bir öğrenci gibi aktif katılımını ve eğitimler arasında pratik yapmasını gerektirir.

• Makatta zonklayıcı ağrı, zor dışkılama, tam boşalamama gibi şikâyetlerle gelen ve sıklıkla Anismus ve/veya Rektal Hiposensitivite tespit edilen İŞLEVSEL DIŞKILAMA GÜÇLÜĞÜ olan kadın erkek tüm hastalarda,
•• Ağrılı cinsel ilişki, cinsel ilişkiden kaçınma, yapamama gibi şikâyetlerle gelen ve Vajinismus tespit edilen bayan hastalarda,
••• Ağrılı idrar yapma, torba altında künt bir ağrı gibi şikâyetlerle gelen ve nonenfektif (mikropsuz) Prostatit tespit edilen erkek hastalarda Biofeedback Terapiden gevşeme/relaksasyon amacıyla faydalanılır.

► Sıkma yeterliliğinde azalma nedeniyle abdest tutamama (gaz, dışkı, idrar) sorunları yaşayan hastalarda ise Biofeedback Terapiden güçlendirme/ rehabilitasyon amacıyla faydalanılır.

      Biofeedback Terapi; çeşitli uyarı ve öneriler doğrultusunda gerçekleştirilen Edimsel (Kendiliğinden) Koşullanma tarzı eğitim sürecidir. Yardımcı olarak da çeşitli görsel, işitsel veya duysal geribildirim sağlayan cihazlar kullanılır. Uyarı ve/veya cihazlardan alınan geribildirimlerle önce sorunun farkına varılır, sonra da hastanın, bildiğini sandığı ama bilmediği dışkılamayı (mıçmayı…) veya abdest tutmayı öğrenmesi için uğraşılır. Müteakiben de öğrendikleri doğrultusunda ömür boyu devam etmesi istenir. O yüzden tüm bu süreçler için kılavuzun kolay ulaşılabilir ve “karga” olmaması gerekir.

KABIZLIKTA BİOFEEDBACK TERAPİ (BFT) NASIL UYGULANIR?

1. Kabızlıkta Değerlendirme ve Bilgilendirme;
      Kabızlık ve/veya makat problemleri nedeniyle değerlendirilen hastaların öncelikle Biofeedback terapi (BFT) için uygun olup olmadığını belirlenir. Bu süreçte; detaylı sorgulama ve muayeneye ilave olarak kapalı kapılar ardındaki dışkılamayı farklı yönlerden test eden (Defekografi, Anal Manometri ve Balon atılım testi ile Endoanal Ultrason gibi) tetkikleri incelenir.

      Tüm bu değerlendirmeler sonucu Anismus (diafram, karın ve rektum kaslarının sağladığı itme gücü yetersizliği, puborektal ve makat dış kaslarının sağladığı gevşeme yetersizliği ile itme gücü ve gevşeme arasındaki uyum bozukluğu) ya da Rektal Hiposensitivite (Rektal duyum azalması) tespit edilen ve bu nedenle işlevsel dışkılama güçlüğü (dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlık) ve/veya kabızlıkla tetiklenen makat problemleri yaşayan hastalara BFT önerilir.

      İşlevsel dışkılama güçlüğü olan hastaların 2/3’ünde, aynı zamanda yavaş geçişli kabızlık (barsak tembelliği) da bulunur. Bu grup hastalara da BFT önerilir. Çünkü dışkı çıkışının rahatlamasıyla barsak hareketliliği de artar. Fakat sadece yavaş geçişli kabızlığı olan hastalara BFT önerilmez.

      BFT önerilen hastalar, gerek kendi anlattıkları gerekse sorgulama, muayene ve tetikler sırasında tespit edilen hatalar, eksiklikler veya sorunlar doğrultusunda öncelikle bilgilendirilir ve uyarılır. “Kullanıcı eğitimi” olarak da ele aldığımız bilgilendirme süreci; farkındalık yaratıp hastanın Biofeedback Terapiye uyumunu sağlamak için önemlidir. Çünkü bu süreçte; dışkılama işlevinde rol oynayan anatomik yapılar ve bu yapıların nasıl çalıştığı (işlevselliği) veya çalışamadığı detaylı olarak anlatılır. İlave olarak da beslenme alışkanlığına, yaşam şekline, tuvalete gitme durumu ve sıklığına, hatta tuvalette oturma pozisyonuna varıncaya kadar kullanıcıya uygun öneri ve düzenlemelerde bulunulur.

Kullanıcı eğitimi, danışmanlık hizmeti olarak BFT’nin diğer aşamalarında da devam etmek zorundadır. Bu yüzden de kılavuz, “karga” olmamalıdır.

2. Kabızlıkta Rektoanal Koordinasyon(Uyum) Egzersizleri;
      Bilgilendirme sürecindeki uyarılara rağmen normal dışkılamayı beceremeyen, dolayısıyla dışkı çıkışı ve makat sıkıntıları rahatlamayan hastalara önerilir. Tuvalette uygun pozisyon alındıktan sonra normal dışkılama için gerekli doğru ve uygun hareket tarzını öğretmeyi hedefleyen egzersizlerdir. Çünkü bu hastalar; sıklıkla farkında olmadan da olsa abdest tutmaya odaklandıkları için normal dışkılama sırasında gerekli olan yeterli itme gücü ve gevşemeyi, dolayısıyla da itme gücü ile gevşeme arasında uyumu sağlayamazlar. İtme gücü ve gevşeme yeterliliği açısından farkındalık yaratıp itme gücü ile gevşeme arasındaki uyumu sağlamak için Biofeedback Terapiye pelvik tabanda gevşemeye (relaksasyona) yönelik aktif egzersizlerle devam edilir.
a-) Kabızlıkta Diafram Nefes Egzersizleri;
      Normal dışkılama işlevinin vazgeçilmesi olan Diafram nefesinin kullanımına yönelik uyarı ve egzersizleri içerir. Gereksiz ıkınma ve zorlanmaları, yani karın kasları desteğini azaltacak şekilde itme gücünü artırıp dışkı çıkışını kolaylaştıran egzersizlerdir. Aynı zamanda gevşeme yeterliliğine de katkı sağlar. Hatta uygun beslenme ve ilaçlar desteklenirse bu katkıları artırılabilir. Ancak diafram nefes egzersizleri öncesinde makatta şiddetli ağrısı olan hastaların rahatlatılması gerekir. Sıcak uygulamalarla, ağrı kesici ilaçlarla, hatta son çare olarak da Botoks uygulamasıyla… (Bknz: Diafram Nefes Egzersizi Nasıl Yapılır?)

      Sadece bilgilendirme ve uyarılar doğrultusunda hastanın kendi başına yapabileceği, en basit ve en ucuz Biofeedback Terapi egzersizidir. İşlevsel dışkılama güçlüğü yaşayan birçok hastada; bilgilendirmeyi takiben sadece diafram nefes egzersizleriyle sonuç alınabilir. Ancak diafram nefes egzersizlerine rağmen dışkılama rahatlamıyor veya yeterli olmuyorsa geri bildirim esaslı gevşeme egzersizleriyle Biofeedback terapi eğitimine devam edilir.
b-) Kabızlıkta Gevşeme Egzersizleri;
      Diafram nefes egzersiziyle başlayan eğitim sürecine cevap alınamayan hastalarda aktif egzersizlere gevşeme egzersizleriyle devam edilir. Bu süreçte göbek altına, makat içine veya çevresine bağlantılar (prob veya elektrot) yerleştirilir. Bu bağlantılar da görsel veya işitsel geribildirim sağlayan cihazlara bağlanır. Yatar pozisyonda iken önce diafram nefesi alıp vermesi istenir. Cihazlardan alınan geribildirimlere göre önce diafram nefesinin doğru ve yeterli bir şekilde alınıp alınmadığı kontrol edilir. Yeterli ise dışkılamayı taklit etmek için hasta diafram nefes eşliğinde ıkındırılır. Bu süreçte alınan geribildirimlere göre de makatta yeterli gevşemeyi sağlayacak şekilde hastalar yönlendirilir ve egzersizlere devam edilir.
Dissinerjik Defekasyon-Anismus
Kullanılan bağlantılara göre gevşeme yeterliliğini farklı şekillerde test edip değerlendirmek mümkündür.
Gevşeme egzersizleri;
• Makat içine yerleştirilen EMG ölçen bağlantı (prob) aracılığıyla gerçekleştirilirse EMG-Biofeedback,
• Basınç ölçen bağlantı (prob) aracılığıyla gerçekleştirilirse Basınç-Biofeedback,
• EMG ölçen bağlantı, göbek altına veya makat içine değil de makat dışına yerleştirilerek gerçekleştirilirse yüzeyel (sEMG) Biofeedback adını alır.

      Ancak bazı hastalar rektum boş olduğunda ıkınamadıklarını veya makatta gevşeme yapamadıklarını ifade eder. O zaman makat içinde 50-60cc şişebilen balona sahip basınç ölçer problar tercih edilir ve hasta aynı şekilde ıkındırılarak dışkılama denemesi yapılır.

      Her egzersiz seansı yaklaşık 1 saat kadar sürer ve 30-35 dışkılama denemesi yapılır. Haftada 2-3 seans olarak 6-8 hafta kadar devam edilir. İlk bir-iki hafta, seanslar kılavuz(rehber) kontrolünde yapılır, diğer haftalarda eğitime evde devam edilebilir ama arada kontrollere gelinir. Gevşeme egzersizleri cihazlardan alınan geri bildirimlere göre yapıldığı için maliyeti fazladır.

3. Kabızlıkta Rektal Duyum Egzersizleri;
      Rektal Hiposensitivite nedeniyle Rektal duyumun azaldığı, dolayısıyla tuvalete gitme ihtiyacının (sıklığının) da azaldığı işlevsel dışkılama güçlüğünde ise ilave olarak rektal duyum egzersizleri eklenir. Normal beslenmeyle desteklenmek kaydıyla hastanın daha sık aralıklarla (1-2 günde 1-2 defa) sıkışma düzeyinde dışkılama ihtiyacı hissetmesi sağlanarak hem “RAİR” adı verilen makattaki refleks gevşemeye hem de rektumun itici güce katkı hedeflenir. Bu amaçla rektum içerisine şişebilen bir balon yerleştirilir ve acil(ağrılı) sıkışma hissi oluşana kadar şişirilir. Sonrasında kademeli olarak balon hacmi azaltılarak oturur vaziyette ve diafram nefes eşliğinde çıkarması istenir. Böylece zamanla rektal duyumun artması sağlanır.

      Hastalar son olarak itme gücü ile gevşeme uyumunu düzenlemek amacıyla dışkı örneklemesine uygun 50-60cc kadar şişebilen bir balon (fecom) rektuma yerleştirilir. Hasta balon itme testi gibi oturtulur ve diafram nefes eşliğinde bunu çıkarması istenir. İşlevsel dışkılama güçlüğü nedeniyle Biofeedback Terapiye alınan hastalardaki eğitim; bu süreci de tamamladıktan sonra sonlandırılır. Ama “imam bildiğini okur” hastaların hatalı da olsa alışkanlıklarından vazgeçmesi hiç kolay değildir. O yüzden ilerleyen aylarda veya yıllarda BFT sürecini tekrarlamak gerekebilir.

      Ayrıca Anismus, Vajinismus, Prostatit(?) gibi durumlarda Pelvik tabanı gevşetmeye yönelik Biofeedback Terapiye başlamadan önce dışkılama güçlüğünü tetikleyen; Rektosel, Rektal Mukozal Prolaps ve Intussusception gibi yapısal hasarları da ihmal etmemek gerekir. Çünkü yıllarca pek farkına varılmayan, sıklıkla da “NORMAL” diye geçiştirilen kullanıcı bağımlı hatalı dışkılama alışkanlıkları; dışkılama güçlüğüne yol açan işlevsel hasarların yanında yapısal hasarlara da yol açarak Biofeedback Terapinin etkinliğini azaltır.

FEKAL İNKONTİNENS’DE BİOFEEDBACK TERAPİ (BFT) NASIL UYGULANIR?

      Makat kaslarını da içeren Pelvik taban kaslarındaki sıkma (kasılma) yetersizliği nedeniyle dışkı ve gaz çıkışlarının kontrol edilemediği Abdest tutamama (Fekal İnkontinens) durumlarında Biofeedback Terapiden aktif güçlendirme /rehabilitasyon amacıyla faydalanılır.

1. İnkontinens'de Değerlendirme ve Bilgilendirme;
      Makatta akıntı kirlenme, kontrolsüz gaz kaçakları veya tuvalete yetişememe gibi şikâyetleri olan hastalar da öncelikle Kabızlıkta olduğu gibi Biofeedback Terapi (BFT) için uygun olup olmadığı belirlenir. Bu süreçte; detaylı sorgulama ve muayeneye ilave olarak Anal Manometri ve EMG, Endoanal Ultrason ve Defekografi gibi tetkikleri incelenir.

      Tüm bu değerlendirmeler sonucu Epizyolu vajinal doğum ile hemoroid, anal fissür ve anal fistül ameliyatları sonrası hafif kas hasarının eşlik ettiği myojenik inkontinensde ve/veya Pelvik cerrahi, vajinal doğum, kabızlık sonrası kısmi sinir hasarının eşlik ettiği nörojenik inkontinens durumlarında, yani makatını belli bir oranda da olsa sıkabilen hastalara Biofeedback Terapi (BFT) önerilir.

      Kabızlıkta olduğu gibi hastalar; gerek kendi anlattıkları gerekse sorgulama, muayene ve tetikler sırasında tespit edilen hatalar, eksiklikler veya sorunlar doğrultusunda öncelikle bilgilendirilir ve uyarılır. İlave olarak da beslenme alışkanlığına, yaşam şekline, tuvalete gitme durumu ve sıklığına, hatta tuvalette oturma pozisyonuna varıncaya kadar kullanıcıya uygun öneri ve düzenlemelerde bulunulur.

2. İnkontinens'de Rektoanal Koordinasyon(Uyum) Egzersizleri;
      Bilgilendirme sürecindeki uyarılara rağmen sonuç alınamayan hastalara makat kaslarının dâhil olduğu pelvik taban kaslarını kuvvetlendirmeye/güçlendirme yönelik egzersizlere geçilir. Pelvik taban kas gücünün artırılmasında bu egzersizler oldukça etkili olup inkontinansın hem önlenmesinde hem de tedavisinde öncelikli olarak düşünülmesi gereken davranışsal eğitim seçeneğidir. Ancak bu egzersizlerin nasıl uygulanacağını belirlemek için öncelikle hastanın sahip olduğu pelvik taban kas gücü tespit edilir.

      Normalde 60-80cmH2O olan makat istirahat basıncının en az 30cmH2O veya 3Kpa olduğu ya da parmakla muayenede en az 4-6sn kadar makatını sıkan ve bu sıkmayı da en az 3 defa tekrar edebilen hastaların pelvik taban kas gücü aktif egzersizler, yani Biofeedback Terapi için yeterli olarak kabul edilir. Dolayısıyla yeterli pelvik taban kas gücüne sahip olan hastalara Aktif Rehabilitasyon, yani Biofeedback Terapi, yeterli pelvik taban kas gücüne sahip olmayan hastalara ise öncelikle Pasif Rehabilitasyon (Nöromodülasyon) Egzersizleri önerilir.

Pelvik Taban Rehabilitasyonu için kullanılan Yöntemleri;
 Aktif Rehabilitasyon (BFT) Egzersizleri Pasif Rehabilitasyon (Nöronodülasyon) Egzersizleri
    ♦ Pelvik Taban Kas Egzersizleri (Kegel)     ♦ Fonksiyonel Elektriksel Stimulasyon (FES)
    ♦ Vajinal Kon Egzersizleri     ♦ Sakral (Elektriksel) Stimulasyon
    ♦ Anal/Vajinal Prob Egzersizleri
    ♦ Posterior Tibial Sinir Stimulasyonu(PTNS)
        ♦ Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimulasyonu (TENS)

Pelvik taban kaslarının güçlendirme etkinliği pasif egzersizlerde daha azdır. Bu nedenle pasif egzersizlerle yeterli pelvik taban kas gücüne ulaşılır ulaşılmaz Aktif egzersizlere geçilerek devam edilir.

a-) İnkontinens'de Pelvik Taban Kas Egzersizleri (KEGEL);
      Pelvik taban kas gücü yeterli olan hastalarda öncelikle tercih edilir. Ancak çoğu hasta pelvik taban kaslarını çalıştırmayı (sıkmayı) öğrenirken yanlışlıkla uyluk, kalça, bel kaslarını sıkıp gevşetir. Yani sıkıp gevşettiği kaslar pelvik taban kasları olmaz. Dolayısıyla da başarılı olamaz. Hâlbuki doğru kasları çalıştırmayı (sıkmayı) öğrenmenin çok kolay bir yolu vardır.

      “Küçük/Büyük tuvaletiniz geldiğinde tuvalete oturun ve yaparken 3-4 kez tutup bırakın. İşte tuvaleti yaparken tutup bırakma sırasında kasıp gevşettiğiniz apış arası kasları doğru pelvik taban kaslarıdır. Yani idrar/dışkı tutarken pelvik tabana ait kaslar kasılır yaparken de gevşetilir. Bu işlem tuvaletten çıkmadan önce idrar/dışkı bittikten hemen sonra yapılırsa daha iyi anlaşılır.”

      İdrar/Dışkı tutma ve bırakma yöntemi ile pelvik taban kaslarına hâkim olma öğrenildikten sonra Kegel egzersizlerini uygulamaya geçilir. Egzersize başlamadan önce idrar boşaltılır ve rahat kıyafet giyilir. Sırtüstü yatılır, dizler bükülür ve baş yastıkla desteklenerek hafifçe kaldırılır. Bu pozisyondayken apış arası (pelvik taban) kasları önce kasılır (sıkılır), 5-10 saniye kasılı olarak bekledikten sonra derin bir diafram nefesi alınır ve gevşetilir. 10-20 saniye bekledikten sonra tekrar apış arası kasları kasılır ve yine kasılı vaziyette 5-10 saniye bekledikten sonra tekrar bırakılır (gevşetilir). Bu şekilde egzersize 10-15 kez devam edilir.

      10-15 kez üst üste yapılan kasıp gevşemeler bir “set” olarak düşünülür. Dolayısıyla Kegel egzersizi; gün içersinde 2 veya 3 set olarak tekrar edilir. Egzersizler sırasında diafram nefesi nefes alıp verilmesi ve yalnızca pelvik taban kaslarına odaklanılması önemlidir. Bayanlarda, Pelvik taban doğru kasıldığında klitoris aşağıya, vajina içeriye doğru çekilir ve makat kalınlaşır/dolgunlaşır.

      Her hastanın pelvik taban kas gücüne göre egzersiz planlaması yapılır. Ama zamanla giderek daha uzun kasılma süresi ve sayısı ile daha kısa dinlenme periyotları hedeflenir. Ayrıca Pelvik taban kaslarını günlük hayatın her durumunda kontrol edilebilmesi için sadece sırtüstü yatarken bu egzersizlerin yapılması önerilmez. Zamanla çeşitli pozisyonlarda da bu egzersizlerin tekrarlanması önerilir. Ulaşılmak istenen; günde 10 set halinde her pozisyonda ve her setin de en az 10 kasılma ve gevşemeden oluşması, bu kasılmaların da en az 10sn süreyle devam ettirilebilmesidir.

      Egzersiz programı düzenli şekilde takip edilmeli ve devam ettirilmelidir. Kegel egzersizlerindeki başarı; uygulamalardaki doğru tekniğe ve egzersiz programının devamlılığına bağlıdır. Kegel egzersizleri bir ömür boyu ve her gün düzenli olarak uygulanmalıdır. Pratik uygulamalar ne kadar fazla olursa başarı oranı da o kadar artacaktır. Hem hasta motivasyonu hem de programın modifiye edilmesi için ayda bir kez pelvik taban kas gücü değerlendirmesi gerekebilir.

b-) İnkontinens'de Vajinal Kon Egzersizleri;
      Pelvik taban kas gücü yeterli olmasına rağmen Kegel egzersizlerini doğru yapamayan veya devam ettiremeyen kadınlarda tercih edilir. Hem pelvik taban kaslarını güçlendirmek hem de Kegel Egzersizlerini öğretmek amacıyla vajinaya 10 ila 100gr arasında değişen ağırlıklar (konlar) yerleştirilir.

      Hasta ayakta iken yerçekimine karşı vajinaya yerleştirilen Kon’u tutmak için pelvik taban kaslarını kasar(sıkar). Bu sayede pelvik taban kas gücü ve hastanın Kegel egzersizi konusundaki bilinci artırılır. En düşük ağırlıkla başlanır. Kon’u günde iki defa 10-20 dk tutmaya başladığında kon’un ağırlığı arttırılır.

      4 hafta süreyle bu şekilde çalışan hastalara gerekirse evde çalışmak üzere Kon’lar verilir. En ağır kon’u, yürürken bile vajinada 1 dk dan fazla tutabilene kadar çalışmaya devam edilir ve daha sonra Kegel egzersizleriyle devam edilir.

c-) İnkontinens'de Anal veya Vajinal Prob Egzersizleri;
      Yeterli pelvik taban kas gücüne sahip olan ama kendi başına yapabileceği egzersizleri (Kegel ve Vajinal kon gibi) yapamayan kadın-erkek tüm hastalarda tercih edilir. Ayrıca pelvik taban kaslarını öğretmek için de kullanılabilir. Bu çerçevede vajinaya/makata (anal) veya makat kenarına prob (elektrod) yerleştirilir.
Pelvik taban kas gücü ölçen Perineometre
      Müteakiben Kegel egzersizlerinde olduğu gibi ve seans süresi 20-30dk olacak şekilde pelvik taban kaslarını sıkıp gevşetmesi istenir. Probların/elektrodların bağlantılı olduğu cihazdan alınan görsel veya işitsel geribildirimlere göre her kasılmanın doğru ve yeterli olup olmadığı tespit edilerek gerekli düzenlemelere gidilir.

      Kullanılan proba(elektroda) göre EMG veya sEMG Biofeedback ya da Basınç Biofeedback gibi farklı adlarla da anılan bu eğitim sürecine 6-8 hafta boyunca ve haftada 2-3 seans olacak şekilde devam edilir. Hastanın bu seanslarda öğrendiklerini; ilave olarak haftanın diğer günlerindeki çeşitli zamanlarda ve pozisyonlarda, Kegel Egzersizi şeklinde tekrarlaması gerekir. Hatta pelvik taban kaslarını doğru ve yeterli seviyede çalıştırmayı (sıkmayı) öğretmek olan bu seanslara; Kegel Egzersizi olarak ömür boyu devam edilmesi önerilir.

3. İnkontinens'de Rektal Duyum Egzersizleri;
      Rektal duyumun azaldığı (Rektal Hiposensitivite), dolayısıyla tuvalete gitme sıklığının az olduğu ve daha çok ani sıkışma hissi ve/veya taşma tarzı kaçak ve kirlenmelerin olduğu hastalarda; kabızlıkta olduğu gibi rektal duyumu artırmaya yönelik egzersizler eklenir. Rektal duyumun arttığı (Rektal Hipersensitivite), dolayısıyla tuvalete gitme sıklığının arttığı ve daha çok tuvalete yetişememe ve/veya çok daha az dışkı miktarının makatta oluşturduğu refleks gevşeme nedeniyle akıntı ve kirlenmelerin olduğu hastalarda ise rektal duyumu artırmaya yönelik egzersizler eklenir.

PELVİK TABAN PASİF REHABİLİTASYON (NÖROMODÜLASYON) EGZERSİZLERİ...

a-) İnkontinens'de Fonksiyonel Elektirik Stimülasyonu (FES/ES);
      Pelvik taban kas gücü yeterli olmayan, dolayısıyla pelvik taban kaslarını aktif olarak kendisi kasamayan hastalarda, başlangıç tedavisi olarak tercih edilir. Hasta pelvik taban kaslarını aktif olarak kendisi kasabilir hale geldiğinde ise Biofeedback Terapi (aktif rehabilitasyon egzersizleri) ile desteklenir.

      Pelvik taban kaslarının vajina/makata(anal) veya makat çevresine yerleştirilen probun yaydığı elektiriksel akımlarla uyarılarak kasılması ve güçlenmesi hedeflenir. Bu sayede Pelvik taban kas gücünün yeterli seviyeye ulaşması sağlanır. Bu süreçte otomatik ve sabit stimülatör adı verilen cihazlar kullanılır.

      20-30 dakikalık seanslar halinde uygulanır. Bu seanslarda uygulanacak elektriksel akımın dalga şekli, pulse genişliği, frekansı ve akım şiddeti her hastaya uygun olarak ayarlanır. Seanslara 6 ile 8 hafta boyunca haftada üç gün olacak şekilde devam edilir.

      FES’in Üriner veya Anal İnkontinens tedavisinde başarılı olabilmesi için hem Sakral refleks arkı sağlam olmalı hem de sonrasında aktif rehabilitasyon (Anal/Vajinal Prob yada Kegel Egzersizi) ile desteklenmesi gerekir.

b-) İnkontinens'de Sakral Nöromodülasyon (Sakral Stimülasyon);
      Pelvik taban kas gücü yeterli olmayıp sakral refleks arkı da hasarlı olan hastalarda terchi edilir. Doğrudan sakral sinir köklerinin elektriksel olarak uyarılması ve pelvik taban kaslarının çalıştırılması düşüncesiyle geliştirilmiştir. Ancak iki aşamalı cerrahi işlem gerektirir. Son yıllarda pelvik ağrılarda, dışkı ve idrar tutamama, idrar yapmakta ve dışkılamadaki fonksiyonel boşaltma sorunlarında etkili bir tedavi seçeneği olarak gösterilmektedir.

c-) İnkontinens'de Periferik Nöromodülasyon (Periferik Elektriksel Stimülasyon);
      Sakral refleks arkı sağlam olup Pelvik taban kas gücü yeterli olmayan ama anüs veya vajinayı da kullanmak istemeyen hastalarda tercih edilir. Bu sayede üriner ve anal inkontinens (abdest tutamama) tedavisinde kullanılır. İki farklı şekilde yapılabilir.

      c1. Posterior Tibial Sinir Stimülasyonu (PTNS):
      Belirli frekans, amplitüd ve pulse genişliğindeki düşük voltajlı elektrik enerjisinin; ayak bileğine yakın bir yerden akapunktur iğnesi yardımıyla ve posterior tibial sinir aracılığıyla sakral sinir köklerine taşınmasıdır. Böylece dolaylı olarak kaslar çalıştırılır. Haftada bir 30dk olarak yapılan seanslara 12 hafta boyunca devam edilerek yeterli pelvik taban kas gücü hedeflenir. Yeterli pelvik taban kas gücüne ulaşıldığında aktif rehabilitasyon ile kombine edilir.

      c2. Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu (TENS):
      Belirli frekans, amplitüd ve pulse genişliğindeki düşük voltajlı elektrik enerjisinin, ayak bileğine veya perineye yakın bir yerden cilde yapıştırılan yüzeyel elektrodlar yardımıyla sakral sinir köklerine taşınmasıdır. Böylece dolaylı olarak kaslar çalıştırılır. Haftada bir 30dk olarak yapılan seanslara 12 hafta boyunca devam edilerek yeterli pelvik taban kas gücü hedeflenir. Yeterli kas gücüne ulaşıldığında aktif rehabilitasyon ile kombine edilir.


2016/02
« « Tetkikler-->İlaçlı Kolon Filmi  

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
MSN :  basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.