ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Biyofeedback Terapi

"Pelvik Taban Kaslarını Gevşetme / Güçlendirme Eğitimi"

      “Feedback” adı, geri beslemeli öz denetim veya geri bildirimli döngü anlamına gelen bir denetim yöntemidir. Biyolojik feedback (Biofeedback) ise kişinin, bozulan yaşamsal (biyolojik) işlevini fark edip, kontrol edebilme ve/veya değiştirebilme yeteneği kazanmasına yardımcı eğitim yöntemidir.
"Tedavi değil, eğitim sürecidir."
      Kişinin kendini denetleme ve yeniden düzenleme eğitimi olan Biofeedback, doğrudan bir tedavi yöntemi değildir. Eğitici ile hasta arasında yakın ilişki gerektiren, seanslar halinde uygulanan ve zaman alan bir eğitim sürecidir. O yüzden Biofeedback Terapi adı da verilir.

      Kişinin, aktif katılımı ve eğitimler arası pratik yapması gerekir. Biofeedback terapide amaç; kişinin, başta cihazların sağladığı işitsel/görsel geri bildirimlerle veya terapist’den gelen sözel uyarılarla yapmaya çalıştığı denetim ve düzenlemeyi; ilerleyen aşamalarda, geribildirim (uyarı) olmadan da yapabilir hale gelmesidir.

Fonksiyonel Anorektal Hastalıklarda Biofeedback Terapi

      Anorektal Fonksiyon, sindirim sistemine ait bir biyolojik işlevdir. Dışkılamanın, kabul edilebilir yer ve zamanlarda, gereksiz ıkınmalardan uzak, rahat ve sorunsuz gerçekleşmesini sağlar. Ancak yıllar içerisinde, sıklıkla da edinilen hatalı dışkılama alışkanlıkları nedeniyle bozulur. Böylece kabızlık, abdest tutamama ve kronik ağrı temelinde, dışkılama bağımlı sorunlara yol açan “Fonksiyonel Anorektal Hastalıklar” oluşur. Hatta yavaş yavaş aklı kı.ında yaşamaya mahkûm olunur!...

      Fonksiyonel Anorektal Hastalıklarda, tamamlayıcı tedavi unsuru olarak Biofeedback terapiden faydalanılır. Bu sayede kişiye, dışkılamayı kontrol edip kabul edilebilir yer zamanlara taşıyabilmesi,  “doğru” diye bildiği yanlışları fark edip gereksiz ıkınmalardan uzak, rahat ve sorunsuz dışkılama yeteneği edinmesi öğretilir.

      Bu hastalar, önce detaylı bir şekilde sorgulanır ve muayene (anal muayene de dahil) edilir. Sonrasında yaşadıkları sorunlara uygun beslenme, yaşam tarzı ve dışkılama önerileri ile ilaç desteği verilerek takibe alınır. Dışkılamayı, norm standartlarına çeken bu önerilerle hastanın kendi başına yapabilecekleri gözlenir. Hatta bu süreçte; gerek görülürse, kalın bağırsakları ilgilendiren iltihabi ve tümöral hastalıklar için endoskopi (Sigmoidoskopi / Kolonoskopi) yapılır.

      Kontrole gelen ve dışkılama sorununda rahatlama olmayan hastalara, ilave olarak Biofeedback Terapi önerilebilir. Ama hastanın Biofeedback terapiye uygun olup olmadığını belirlemek gerekir. Bunun için Defekografi, Anal Manometri ve 3D Endoanal Ultrason gibi tetkiklerden faydalanılır.  Eğer...
•► Pelvik taban kaslarında gerginlik artışı veya gevşeme yeteneğinde azalma nedeniyle Kabızlık (Anismus), abdest tutamama (WC’den 1-2 saat sonra makatta kirlenme) ve Kronik Pelvik Ağrı (Levator Ani, Proctalgia Fugax) yaşanıyorsa
•► Pelvik taban kaslarında gerginlik kaybı nedeniyle Kabızlık (Pelvik Taban Düşüklüğü) veya kasların sıkma yeteneğindeki azalma nedeniyle Abdest tutamama (acil sıkışma hissi, tuvalete zor yetişme veya kaçırma) yaşanıyorsa,
•► Rektal duyarlılık azalma (Rektal Hiposensitivite-Dilate Rektum) nedeniyle kabızlık (dışkılama ihtiyacı hissetmeme, tuvalete gitme sıklığında azalma, peklik ve zor dışkılama) veya abdest tutamama (ani tuvalet ihtiyacı, taşma tarzı iç çamaşırda kirlenme ve kaçak) yaşanıyorsa,
•► Rektal duyarlılık artma (Rektal Hipersensitivite) nedeniyle Abdest tutamama (acil sıkışma hissi, tuvalete zor yetişme ve kaçak) yaşanıyorsa Biofeedback Terapi önerilir.

      Bu detaylı inceleme sayesinde Biofeedback terapinin; gevşeme odaklı mı? yoksa güçlendirme odaklı mı? olacağına karar verilir.

Abdest Tutamama sorunu olan hastalarda Biofeedback Terapi

      Fekal İnkontinens (Abdest tutamama), toplumun %10 kadarını etkileyen bir sorundur. Çok çeşitli nedenlerle oluşabilir. Rektal duyarlılıkta artma/azalma ve veya pelvik taban kas gücünde azalma nedeniyle fonksiyonel Fekal İnkontinens’i olan hastalara Biofeedback terapi önerilir. Ancak spinal kord yaralanması gibi nörolojik hastalıklarda, ciddi makat kas hasarında, öğrenme yetisinde aksamaya yol açan hastalıklarda ve psikolojik bozukluklarda önerilmez. Biofeedback Terapi; dışkılamanın, kabul edilebilir yer ve zamanlarda olabilmesi için ihtiyaca göre 3 farklı eğitim sürecinde uygulanır.

      1. Anal ve Pelvik Taban Kaslarını Güçlendirme/Rehabilitasyon Eğitimi: Makat ve pelvik taban kas gücündeki azalma nedeniyle acil sıkışma hissi, tuvalete zor yetişme ve kaçırma tarzında Abdest tutamama (Urge İnkontinens) sorunu olan hastalara önerilir. Bu eğitim sürecinde, EMG veya basınç ölçümü yoluyla makatın sıkma yeteneğini, yani pelvik kas gücünü ölçen ve sonuçları, işitsel veya görsel olarak geri bildiren cihazlar kullanılır. Hastaya, bu geri bildirimler doğrultusunda makatını daha fazla sıkmaya çalışarak pelvik taban kas gücünü artırabileceği öğretilir. Pelvik taban kas (Kegel) egzersizi temelinde gerçekleşen bu süreç; gerektiğinde FES, TENS ve PTNS gibi elektriksel uyaranlarla da desteklenir.

      2. Dayanıklılık Eğitimi: Rektal duyarlılıkta artma (Rektal Hipersensitivite) nedeniyle acil sıkışma hissi, tuvalete zor yetişme ve kaçırma tarzında Abdest tutamama (Urge Inkontinens) sorunu olan hastalara önerilir. Sıklıkla makat kaslarını güçlendirme eğitimi ile kombine edilir. Bu eğitim sürecinde rektum içine yerleştirilen ve şişirilen balonun hacmi, kademeli olarak artırılır. Bu esnada kişiye, makatta oluşan refleks gevşemeye rağmen makatı sıkmaya çalışarak abdest tutma ve erteleme yeteneğini geliştirmesi öğretilir.

      3. Rektal Duyum Algılama (Dışkılama Hissi) Eğitimi: Daha çok kabızlıkta önerilir. Ancak Rektal duyarlılıkta azalma (Rektal Hiposensitivite) nedeniyle ani tuvalet ihtiyacı veya taşma tarzı kaçak ve kirlenme sorunu olan hastalarda da kullanılır. Bu eğitim sürecinde rektum içine yerleştirilen ve şişirilen balonun hacmi, kademeli olarak azaltılıp artırılır. Bu sayede kişiye, çok daha az hacimlerde de dışkılama ihtiyacı hissedebileceği öğretilir.

Fonksiyonel Kabızlık/Anismus sorunu olan hastalarda Biofeedback Terapi

      Kronik Kabızlık, yaşam konforunu bozan yaygın bir sorundur. Tüm kabızlıkların yaklaşık %50’si fonksiyonel dışkılama bozukluğu nedeniyle yaşanır. Fonksiyonel dışkılama bozukluğu; yıllar içerisinde, çoğunlukla da “kullanıcı” kaynaklı nedenlerle belirginleşir. Anal manometri ve Defekografi gibi Anorektal fonksiyonu inceleyen tetkiklerde…

Rektal duyarlılıktaki azalma (Rektal Hiposensitivite),
• Dışkılama için gerekli karın kası desteğinde (itme gücünde) yetersizlik,
• Dışkılama sırasında pelvik taban ve makat kaslarında gevşeme yetersizliği veya tam tersine, aşırı kasılma gibi bir veya birden fazla “kullanıcı” kaynaklı anormallikler tespit edilir.

      Bu çerçevede fonksiyonel dışkılama bozukluğu (kabızlık); sıklıkla, makat ve pelvik taban kaslarında gevşeme yetersizliği veya aşırı kasılma şeklinde ortaya çıkar ve “Anismus” adını alır. Hatta Anismus tespit edilen hastaların yaklaşık %50-70’ine de Rektal Hiposensitivite eşlik eder.

      Anismus ve/veya Rektal Hiposensitivite nedeniyle dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlık yaşayan hastalara; gereksiz ıkınmalardan uzak rahat ve sorunsuz dışkılama için Biofeedback Terapi önerilir. Bu sayede hem kabızlığın hem de ağrı, kanama ve memeleşme gibi dışkılama bağımlı makat sorunlarının da rahatlaması beklenir. Ayrıca fonksiyonel dışkılama bozukluğu olan hastaların 2/3 ünde, yavaş geçişli kabızlık da bulunur. Bu hastalarda, Biofeedback terapi sonrası bağırsak hareketliliği de artar. Ama Biofeedback terapi, sadece yavaş geçişli kabızlığı olan hastalara önerilmez.

      Fonksiyonel dışkılama bozukluğu (kabızlığı) olan hastalarda uyguladığımız Biofeedback terapi, üç aşamada gerçekleşir.

      1. Farkındalık ve Davranış Eğitimi:
      Fonksiyonel kabızlıkta temel sorun; dışkılama sırasında, pelvik taban kaslarındaki gevşeme yetersizliği veya aşırı kasılma halidir. Ama çoğu hasta, bunun farkında bile değildir. Dolayısıyla hastanın, önce bunu fark etmesi, hatta bu kasılmayı yapanın da kendisi olduğunu anlaması gerekir. Bunun için dışkılama işlevinde rol oynayan anatomik yapıların; hem normalde hem de kendisinde nasıl çalıştığı anlatılır. İlave olarak, pelvik taban kaslarını gevşetmeye yardımcı egzersiz ve önerilerde bulunulur. Nasıl mı?

— Tarif edildiği şekilde pelvik taban gevşeme egzersizleri yapması,
— Diafram nefes egzersizi (doğru nefes) ile spontan ıkınma (doğru ıkınma) çalışması,
— Dışkıyı “muz, kıvam ve kalınlığına” getirmek için beslenmeyi artırması,
— İyice sıkışmadan tuvalete gitmemesi, sıkıştığında ise ertelememesi,
— Yeterli beslenmeye rağmen sıkışma hissi oluşmazsa da 3-4 günde bir, yarım lavman yapılması,
— Tuvalete, doğru ve uygun pozisyonda oturulması,
— Dışkılama sırasında makatı ikide bir sıkıp kapatmaması, kapatırsa da taharetlenip kalkması,
— Tuvalet tutma/erteleme huyundan vazgeçip her yerde, çok rahat tuvalete gidebilmesi gibi…

      Hastalar, birkaç hafta sonra kontrole çağrılır ve bir sonraki aşama için hazır olup olmadıkları değerlendirilir.

      2. Rektoanal Kooordinasyon (Uyum) Eğitimi:
      Fonksiyonel dışkılama bozukluğunda (kabızlıkta), gereksiz ıkınmalardan uzak rahat ve kolay dışkılama için ikinci aşamada Rektoanal koordinasyon eğitimi önerilir. Üstten sıkarken alttan gevşemeyi sağlayan bu eğitim, kademeli olarak 3 farklı şekilde gerçekleştirilir.

     a) Rektoanal uyum için diafram nefes eşliğinde dışkılama eğitimi; Daha öncesinde diafram nefes egzersizi yapmış olan hasta, tuvalet örneklemesi için dik pozisyonda oturtulur. Derin bir diafram nefesi alıp karnını gevşeterek şişirmesi ve tutması, sonrasında karnını sıkarak ve üfleyerek yavaşça nefes vermesi (spontan ıkınma) istenir. Bu süreç, dışkılama için gerekli rektoanal uyum (yeterli itme gücü ve gevşeme), özellikle de gevşeme için önemlidir. Çünkü fonksiyonel dışkılama bozukluğu olan birçok kişi; ya pelvik tabanı, normalde sıktığı için ıkınma sırasında yeteri kadar gevşetemiyordur ya da pelvik tabanı, normalde sıkmıyor ama ıkınma sırasında karnı yerine pelvik tabanı sıktığı için gevşetemiyordur.

      Kişinin, kendi başına ve her yerde yapabileceği en basit, ilk aşama uyum eğitimidir. Ancak yıllarca devam eden bazı(?) alışkanlıkları bırakmak ve değiştirmek kolay değildir. O yüzden hastanın sabır ve inatla devam etmesi gerekir.

     b) Rektoanal uyum için elektriksel kas aktivitesi (EMG) veya basınç ölçümü eşliğinde dışkılama eğitimi; Diafram nefes eşliğinde dışkılama eğitimi yapamayan veya yaptığını ama sonuç alamadığını söyleyen hastaların durumunu görmek ve düzenlemek için önerilir. Hasta, dizleri karnına çekili, sol yan vaziyette yatırılır. İhtiyaca göre karnına veya rektuma, makata veya makat çevresine, elektriksel kas aktivitesi (EMG) ve basınç ölçen aparatlar (prob/elektrodlar) yerleştirilir. Hastadan, derin bir diafram nefesi alıp karnını gevşeterek şişirmesi ve tutması, sonrasında karnını sıkarak ve üfleyerek yavaşça nefes vermesi (ıkınması) istenir. Bu esnada, aparatların bağlandığı cihazlardan işitsel veya görsel geribildirimler alınır. Böylece hastanın, hem karnını yeteri kadar sıkıp sıkmadığı hem de makatı yeteri kadar gevşetip gevşetemediği ortaya konur. Terapist eşliğinde gerekli düzenlemeler yapılarak eğitime devam edilir. Hastalar, haftada bir gün kontrole çağrılarak tekrar değerlendirilir. Diğer günlerde evde, diafram nefes eşliğinde tek başına veya ev cihazlarıyla çalışma önerilir.

     c) Rektoanal uyum için yapay dışkı (balon) eşliğinde dışkılama eğitimi; Dışkılama hissi olmadan ve veya yatar vaziyette ıkınamadığını söyleyen hastalara, son çare olarak yapay dışkı eşliğinde dışkılama eğitimi verilir. Bu amaçla ucunda balon olan çeşitli katater veya anal prob kullanılır. Hasta son yan yatar vaziyette iken rektuma yerleştirilir. Yaklaşık 50-60cc kadar ılık suyla balon şişirilir ve dışkı hissi uyandırılır. Sonrasında yatar veya oturur vaziyette iken yine, diafram nefes eşliğinde ıkınması istenir.

      Oturur vaziyette iken balon itme testinde olduğu gibi makatı gevşetip yapay dışkıyı (balonu) 1dk nın altında çıkarması izlenir. Ya da yatar vaziyette iken anal probun bağlandığı cihazdaki basınç göstergesinin azalması (gevşeme) izlenir. Başarılı olunamadığı takdirde tekrarlanarak eğitime devam edilir.

      3. Rektal Duyum Algılama Eğitimi:
      Fonksiyonel dışkılama bozukluğu olan hastaların %70 ‘e yakın bir kısmında Rektal duyum da bozulur (Rektal Hiposensitivite). Nedeni tam olarak belli değildir. Ancak dışkılamanın ertelenmesi Rektal Hiposensitivitenin olası sebeplerindendir. Ayrıca dışkılama güçlüğü temelinde uzamış ve artmış ıkınmalar, pudental sinirde gerilmeye, sonuçta da rektal duyumda azalmaya yol açabilir. Sıklıkla rektumda genişleme (dilate rektum) ve uzama (redundant) ile birliktedir.

      Bu çerçevede fonksiyonel dışkılama güçlüğü olan hastalarda, rektal duyarlılıkta azalma da varsa Biofeedback terapiye rektal duyum algılama eğitimi de eklenir. Bu sayede hastanın, çok daha erken (1-2 günde 1-2 defa) sıkışma hissi düzeyinde dışkılama ihtiyacı hissetmesi sağlanır. Ki bu durum, rahat dışkılama için hem gevşemeye hem de itici güce katkıda bulunur. Bu amaçla rektum içine yerleştirilen balon, kademeli olarak şişirilip indirilerek hastanın algılama düzeyi düşürülür. Bu süreç manometri kateteri veya ucunda balon olan basit bir tüp ile de yapılabilir.

  KASIM 2017

« « Anal (Anorektal) Manometri Diyafram Nefesi » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi (Proktoloji) Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.