ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.

Genel Cerrahi (PROKTOLOJİ) Uzmanı









Paylaş - Yazdır

AnalCerrahi'de Hastaya Yaklaşım...

(Doğru ve Eksiksiz "T E Ş H İ S";  Etkin ve Kalıcı T E D A V İ ...)

      Hepimizin bildiği gibi yaşam konfor ve kalitesi için beslenme (giriş) ile boşaltım (çıkış) vazgeçilmez ikilidir. Sindirim artıkları (dışkı); ihtiyaç doğrultusunda "dışkılama" işleviyle vücuttan uzaklaştırılır. Elde edilen rahatlamayla tekrar devreye giren "abdest tutma" işlevi sayesinde hayata kaldığı yerden devam edilir. Böylece gereksiz veya kontrolsüz kaçaklara engel olunur.

      Ancak yıllar içerisinde gerek “tuvalet eğitimi” adı altında edinilen malum(?) öğretilerin gerekse sosyopsikolojik faktörlerin etkisiyle abdest tutmaya gereğinden fazla odaklanılır ve dışkılama gözardı edilir. Ama bu durum; farkında olmadan kişileri gereksiz ıkınma ve zorlanmalarla karakterize dışkılamaya, yani hatalara mahkûm eder. Böylece kullanıcı bağımlı hatalı dışkılama alışkanlıkları edinilir.

      Ki buna bağlı olarak da yıllar içerisinde, dışkılama bağımlı çeşitli sindirim sorunları yaşanmaya başlar. Ama bu süreçte birçok hasta, inatla dışkılamasının “normal(?)” olduğunu ve kabızlık yaşamadığını savunur. Hatta bu sorunların  kullanıcı hatalarından kaynaklanabileceğini hiç düşünmez.

Malum, kendimize suç bulmayı sevmeyiz…

      Dolayısıyla yaşadığı sıkıntılara sıklıkla beslenmeyle veya doktor doktor (Dahiliye, Gastroenteroloji, Genel Cerrahi, Jinekoloji/Üroloji …) dolaşarak çözüm bulmaya çalışır.

      Ancak gün gelir!.. yaşadığı sıkıntıların kaynağı olan kullanıcı hataları, yani kabızlık (dışkılama güçlüğü) iyice belirginleşmeye ve makatta da sorunlar yaşamaya başlar. Fakat “Müdür!..” fıkrasında olduğu gibi sıklıkla yine geçiştirilir. Ama makatın, dolayısıyla da dışkılamanın kıymeti; “yaşayan bilir!..” misali, sonradan anlaşılır. Çünkü yaşam konfor ve kalitesi; “Aklı kıçında yaşamak!..” misali, zamanla ya iyice bozulur yada geçiştirilemez hale dönüşür.
Buzdağının altı... Dışkılama Güçlüğü...

      İşte ANALCERRAHİ’yi ilgilendiren ve dışkılama bağımlı bu sorunlar buzdağı gibidir. Sıklıkla da yıllar içerisinde devam eden kullanıcı hataları nedeniyle kabızlık (dışkılama güçlüğü) temelinde belirginleşir. Buzdağının su üstünde kalan ve görünen kısmını; makatta kaşıntı, ağrı, kanama, şişlik, akıntı ve kirlenme gibi sorunlar, dolayısıyla da Hemoroid, Anal Fissür (Çatlak), Anal Apse-Fistül gibi hastalıklar oluşturur. Ayrıca reflü, safra kesesi, hazımsızlık, karın şişkinliği ve ağrısı gibi sorunlar da buzdağının su üstünde kalan kısmını oluşturur ama dışkılamayla bağlantısı düşünülmez. 
Buzdağının üstü... Hemoroid, Çatlak vs...

      Buzdağının su altında kalan ve görünmeyen kısmını ise dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklar (Rektosel, Rektal Intussusception, Prolaps, Perineal Descent, Anismus gibi…) oluşturur.

      Bu bağlamda gerek hastalar gerekse hekimler; buzdağının su altında kalan ve görünmeyen kısmı yerine daha net ifade edilen veya muayeneyle tespit edilen makattaki sıkıntılara/hastalıklara (Basur, Çatlak gibi) odaklanır.

      Ama uygulanan çeşitli tedavilere rağmen makattaki sorunlar bir şekilde yaşanmaya devam eder. Doğal olarak da bu sürecin; “Memnuniyetsiz veya tekrarladı” diyen ya da “Kabız olmamaya (ıkınmamaya) çalışın kabız olursanız (ıkınırsanız) tekrarlar” denilen hastalarla sonuçlanması kaçınılmaz olur.

Bunun nedeni gayet basittir. Eksik Teşhis= Yetersiz Tedavi…

      İşte bu nedenle Genel Cerrahi veya Kolorektal Cerrahinin aksine daha rahat ve kolay dışkılamayı ön plana alan; dolayısıyla buzdağını komple görmeye çalışan ANALCERRAHİ’nin doğru teşhis ve etkin tedavi yaklaşımına ihtiyaç duyulur.

AnalCerrahi'nin Doğru ve Eksiksiz Teşhis Yaklaşımı

      AnalCerrahi ile olan buluşma; mevcut şikâyetlerin anlatılmasıyla (Anamnez) başlar ve sürecin tanımlanmasıyla (Hikâye) devam eder. Bu süreci etkileyen beslenme ve dışkılama alışkanlıkları, sorgulamaya alınır ve detaylandırılır. Böylece hastanın doğru diye bildiği hatalı dışkılama alışkanlıkları, önemsemediği veya farkında olmadığı ilave sıkıntıları ortaya çıkarılır. Kısacası, en az yarım veya bir saat kadar “b.ktan muhabbet” yapılır. Müteakiben Anal muayeneye geçilir.

      Detaylı sorgulama ve muayene aşamalarından elde edilen bulgular; Neden-Sonuç ilişkisi dâhilinde yorumlanır. Ancak gerek olası bulguları kesinleştirmek (Tanı) gerekse ayrıştırmak (Ayırıcı Tanı) için daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulur. Bu amaçla öncelikle hastanın risk analizine göre kanser gibi hayatı tehdit eden hastalıkları ekarte etmek için Sigmoidoskopi veya Kolonoskopi yapılır. Sonrasında dışkılamayı farklı açılardan inceleyen Defekografi (İlaçlı Dışkılama Filmi), Anorektal Manometri, 3D Endoanal USG (360˚) gibi ileri tetkiklere geçilir.

      Ancak bu sayede buzdağını komple, bir bütün olarak görme ve değerlendirme imkânı olur. İşte AnalCerrah (Proktolog)’ın, dolayısıyla ANALCERRAHİ’nin Doğru ve Eksiksiz Teşhis farkı

AnalCerrahi'nin Etkin Tedavi Yaklaşımı

      Beslenmeyle başlayıp Barsak Çalışması (Kolon Motilitesi) ile devam eden ve dışkılamayla sonlanan sindirim sürecine kullanıcı katkısı yadsınamaz. Özellikle de dışkılamaya… (Bknz: Gerçek Normaller) O yüzden yıllarca, pek farkında olmadan da olsa devam eden hatalı beslenme, özellikle de hatalı dışkılama alışkanlıklar sonucu dışkılamada rol oynayan; Kolon-Rektum-Anüs gibi yapılarda hasar(lar)/hastalık(lar) oluşması kaçınılmazdır. Dolayısıyla günün birinde kaçınılmaz olarak dışkılama bağımlı sorunlar (şikayetler) yaşanmaya başlar. Hatta bu hasar(lar) nedeniyle dışkılama güçlüğü (Dışkı Çıkış Güçlüğü Tipi Kabızlık) zamanla belirginleşir ve içinden çıkılamaz kısır döngü oluşur.
      Buna rağmen çoğu hasta; yaşadığı kabızlıktan (dışkılama güçlüğünden) ziyade makatta oluşan ağrı, şişlik, kanama gibi sıkıntılara, dolayısıyla da hemoroid, fissür(çatlak) gibi hastalıklara odaklanır. Çünkü düzenli olarak günde bir veya birden fazla tuvalete gidebildiğini ve dışkısının da yumuşak (kendince normal?) olduğunu, dolayısıyla KABIZLIK yaşamadığını düşünür. Hatta makattaki çatlağın ve/veya memeleşmenin dışkılamayı zorlaştırdığını veya engellediğini düşünür. Ve basit mantıkla, tedavinin de bu yönde olması gerektiğine inanır. Ama hüsrana uğrar… Çünkü bu hastalara “kabız olmamaya (ıkınmamaya) çalışın kabız olursanız (ıkınırsanız) tekrarlar!..” denilir ve/veya gereksiz ıkınmayı azaltmak için dışkı yumuşatıcı ilaç takviyesi verilir.

      İyi de, hasta yine aklı kıçında yaşamaya mahkûm olmadı mı? Yaşam konfor ve kalitesi açısından ne değişti? Ayrıca nasıl kabız olmayacak? Bir iki beslenme önerisi veya diyetle mi? Ne zamana kadar? Peki, hasta dışkısının yumuşak olduğunu ve kabız olmadığını düşünüyor ama makatta da sorun yaşıyorsa… Ne olacak? İşte Genel Cerrahi/Kolorektal Cerrahi’den farklı olarak AnalCerrahinin etkin tedavi yaklaşımı burada devreye girer.

      Her ne kadar hastaların büyük bir kısmı buzdağının görünen kısmına(makata) ait sıkıntılarla (ağrı, kanama şişlik gibi) geliyor olsa da AnalCerrahi; makattan ziyade altta yatan dışkılama güçlüğü ile bunu oluşturan nedenlere (kullanıcı hatası ve hasarlara) odaklanır.

      AnalCerrahi, öncelikle sorgulama ve muayene bulguları ile yetinmez. Hastaların "doğru" diye bildiği yanlışları, eksiklikleri ortaya koyabilmek için dışkılamayı farklı açılardan inceleyen Defekografi, Anorektal Manometri, 3D Endoanal USG (360˚) gibi tetkik sonıçlarını görmek ister. Çünkü doğru ve eksiksiz teşhis de kullandığı bu tetkikler; aynı zamanda etkin tedavi planlaması için de gereklidir. Bu süreçte tespit edilen kullanıcı hatalarına yönelik KULLANICI EĞİTİMİ; etkin tedavinin ilk adımını oluşturur. Çünkü birçok hasta doğru diye bildiği yanlışların farkında bile değildir. Ancak kullanıcı eğitiminin neleri kapsayacağı hastadan hastaya değişir. Bu nedenle tetkik sonuçlarına göre hastaya özel yapılır ve hasta için yeterli olup olmayacağı takip edilir.

      Sonrasında ise hastanın ilave bir müdahale veya ameliyata gereksinimi olup olmadığı, olursa da bunun hangi hasar veya hasarlara(hastalıklara) yönelik olacağı, ameliyatların olası riskleri, tedavi sürecinin nasıl geçeceği gibi bilgilendirmeler yapılır. Tüm bu sürecin kullanıcı eğitimiyle de idamesi sağlanır.

      Ancak bu sayede hastanın; "gereksiz ıkınmalarda uzak, rahat ve kolay bir dışkılama" gerçekleştirmesi mümkün olur. Yani aklını kıçından uzaklaştırarak yeniden yaşam konfor ve kalitesine kavuşabilir.

      İşte AnalCerrahi olarak bizim de yapmaya çalıştığımız bu…. “Ama nasıl?” diyor ve detayları merak ediyorsanız…

03/2016
  Detaylı Sorgulama ve Muayene » »


 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.