ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Dışkılama Güçlüğü&Çıkış Güçlüğü Kabızlığı

      Primer kabızlığın bu formunda kolon motilitesi dediğimiz dışkı oluşumu ve depolanması işlevi normal sınırlarda olmasına rağmen Anorektal fonksiyonda bozulma söz konusudur. Dolayısıyla kişide düzenli olarak dışkılama hissi ve tuvalete gitme ihtiyacı oluşur. Ancak oluşan bu ihtiyacın giderilmesi sırasında dışkının tam olarak boşaltılamamasına bağlı sorunlar yaşanır. Hâlbuki makat ağzına gelen dışkı, az bir ıkınmayla rahat bir şekilde (hıldırrrt!) çıkabilmelidir. Aksi takdirde tuvalet rahatlama yeri olmaktan ziyade eziyet yeri olmaya başlar. Primer kabızlığın bu formu; Zor dışkılama, dışkılama güçlüğü, tıkayıcı defekasyon gibi çeşitli isimlerle de ifade edilir.

Normal Dışkılama Süreci...Dışkı Çıkış Güçlüğü eşlik eden hastalıklar..

      Dışkı çıkış güçlüğü kabızlığında hastalar; düzenli olarak tuvalete gittiklerini ve kabızlık yaşamadıklarını ifade ederler. Ancak sorgulama biraz detaylandırıldığında; tuvalette uzun süre kalma, daha varmış hissi ile kalkma, dışkının sıktıkça(ıkındıkça) çıkması, parmakla müdahale, makatta kanama-yanma-sızlama ve kaşıntı, dışkı yumuşatıcı veya lavman kullanımı gibi çıkış güçlüğü bulgular veya bunu yenmeye yönelik hamleler sıklıkla ifade edilir. Yavaş geçişli kabızlık gibi dışkı çıkış güçlüğü kabızlığının da temelleri, yine gençlik yıllarında atılmaya başlar. Nasıl mı? Tabii ki, beslenme ve dışkılama alışkanlıklarıyla ilişkili olarak...

♦►► Beslenme, yavaş geçişli kabızlıkta az ve düzensiz iken bu formda yeterli(NORMAL) düzeydedir.
♦►► Tuvalet erteleme alışkanlığı, yavaş geçişli kabızlıkta hakim iken bu formda nadirdir (NORMAL).
♦►► Düzenli tuvalete gitme alışkanlığı, yavaş geçişli kabızlıkta haftada 3'den az iken bu formda haftada 3'den fazladır (NORMAL).
♦►► Çıkan dışkı kıvam ve kalınlığı, yavaş geçişli kabızlıkta sıklıkla katı ve sert iken bu formda nadiren katı ve serttir (NORMAL).
♦►► Dışkı çıkış süreci, dışkı katı sert olduğu için yavaş geçişli kabızlıkta ıkınma gerektirirken dışkı katı sert olmasa da bu formda ıkınmayla(sıktıkça) gerçekleşir (ANORMAL).

      Görüldüğü gibi bu formun en ayırt edici özelliği dışkı çıkış sürecinde olmakta ve artan ıkınma alışkanlığı olarak belirginleşmektedir. Bu alışkanlığın kaynağını bulmak için geriye dönüldüğünde "ıhhhlaa da çıkar!" öğretisi ile karşılaşılır. Çünkü çocuk; zamanla tuvalette tek başına kaldıkça ve peklik yaşamaya başkadıkça bu öğretiyi test etmeye veya bu öğreti doğrultusunda ıkınmaya devam eder. Devam eden yıllarda ise dışkı çıkışının bu şekilde daha kolay olduğunu gördükçe artık peklik yaşasa da yaşamasa da ıkınarak dışkılamayı alışkanlık haline getirir.

      Edinilen bu gereksiz ıkınma alışkanlığı, WC'de tek başına yaşanması ya da karşılaştırma imkanı olmaması gibi nedenlerle  çoğu kişi tarafından fark edilmez veya "NORMAL" olarak kabul görür. Ancak yıllar geçtikçe, bu hatalı kullanımın ceremesi yavaş yavaş çıkmaya başlar. Bu süreç yaşanan peklik dönemleriyle tetiklenir ve daha erken belirginleşir. Sıklıkla karın şişkinliği, hazımsızlık ve gaz sorunu olarak başlar ve beslenme alışkanlıklarında yapılan değişikliklerle geçiştirilmeye çalışılır. Ancak gereksiz ıkınma alışkanlığından vazgeçilmez. Çünkü sorunun çıkışta olduğu ve çıkış güçlüğü yaşadığının farkında değildir.

      Dolayısıyla yaşanan bu ıkınarak dışkılama sürecine bağlı olarak zamanla, anorektal fonksiyonların gerçekleştiği çıkışta,  bir takım anatomik ve fonksiyonel bozukluklara neden olan kısır döngü gelişmeye başlar. Bu kısır döngü sonucu Anismus, Perine Düşüklüğü Sendromu, Rektal Prolapsus, İnternal Mukozal Prolapsus ve Rektosel, Enterosel, Sigmoidosel gibi hastalıklar(bozukluklar) gelişir ve kısır döngü kendi kendini tetikler. Bunlar içersinde en sık görülen ve çıkış güçlüğüne sebep olan bozukluklar; kadın ve erkekte anatomik özellikleri gereği REKTOSEL(kadın), INTERNAL MUKOZAL PROLAPSUS (erkek) olarak adlandırılır.
Karın ön duvarı ve diafragmanın etkisiyle ıkınmanın pelvik tabana yansıması...Artan ıkınmalara bağlı olarak basıncın kadın pelvik tabana yansıması...Bu basıncın kadında zayıf olan vaginaya doğru yansıması ve rektosel oluşumu...
      Bayanlarda genç kızlıklarından itibaren dışkıyı çıkarmak için yaşanan gereksiz ıkınma alışkanlığı rektum içersinde gereksiz basınç artışına neden olur. Bu artış, rektumun tüm çeperlerine dairesel olarak yansır. Ancak kadınlarda anatomik yapıları gereği, rektum ön duvar komşuluğunu içi boş vajina yapar ve zayıf nokta oluşturur.  Rektum içersinde artan  başınç; zamanla rektum ön duvarında(vajinaya doğru)bombeleşme yapmaya başlar ve adı REKTOSEL olur. Dışkı  önce buraya dolar, sonra makat ağzına doğru yönlenir. Ama oluşan bu cepcik nedeniyle dışkının hepsi tam olarak boşalamaz.

      Rektosel hastalığı olan kadınlar/kızlar, özellikle de peklik dönemlerinde tuvalete girip oturduklarında ilk hamleyi yaparlar, dışkı makat ağzına gelir ama çıkmaz. Çıkması için tekrar derin bir nefes alır ve karın kaslarını sıkarak(ıkınarak) dışkıyı çıkartırlar. Çıkmadığında ise devreye parmakla müdahale girer. Bu hastalık hakkında daha detaylı bilgileri sitemizin REKTOSEL bölümünde bulabilirsiniz.
Karın ön duvarı ve diafragmanın etkisiyle ıkınmanın pelvik tabana yansıması...Artan ıkınmalara bağlı olarak basıncın erkek pelvik tabana yansıması...İnternal mukozal prolaps
      Erkekte ise durum biraz daha farklıdır. Erkeklerde önde prostat olduğu için böyle zayıf bir nokta yoktur. Dolayısıyla artan basınç, dışkının da etkisiyle içteki mukoza üzerine doğru olur ve mukoza çıkışa doğru esnemeye başlar. Bu esneme zamanla daha da belirginleşir ve özellikle dışkı çıkışının sonuna doğru makat ağzını tamamen kapatmaya doğru gider. Hastalarda bu gereksiz ıkınma alışkanlığının bağlı olarak farklı aşamalarda iç mukozada dairesel olarak sarkma görülür. Bu durum İNTERNAL MUKOZAL PROLAPSUS (Gizli Makat Sarkması) olarak değerlendirilir.
İntussusception
      Bu mukozadaki sarkma zamanla dışkılama sırasında makatta dışarıya doğru da belirginleşebilir ve Mukozal Prolaps ağırlıklı Hemoroidal Hastalık olarak değerlendirilir. Ya da mukozadaki esnemeye, hemen arkasında bağlı olduğu rektum duvarı da eklenebilir ama makat dışına çıkmaz. Bu durum ise İntussusepsiyon(Intussusception) olarak adlandırılır.(Bayanlarda sıklıkla Rektosel ile birlikte bulunur.) Rektum duvarı dairesel olarak eklenmiş ve ıkınmayla makat dışına çıkıyorsa Total Rektal Prolapsus olarak değerlendirilir.

Dışkı çıkış güçlüğü kabızlığı sonucu yıllar geçtikçe artan ıkınmalara bağlı olarak makatta belirginleşen deformasyonlar...
Ikınmayla belirginleşen İnternal Mukozal Prolaps
"Gizli Makat Sarkması"
Mukozal Prolaps
Ağırlıklı Hemoroid
Rektal Mukozal
Prolaps
Total Rektal
Prolaps

      İnternal Mukozal Prolaps hastadaki mukozanın sarkma derecesine göre dışkılama sırasında makat ağzını kapatır ve dışkı çıkışına engel olur. Bu durum, dışkılama sürecinin ilk başlarında çok belirgin olmasa da sonuna doğru iyice belirginleşir ve tam boşalamama, rahatlayamama olarak hastaya yansır. Hatta bu nedenle, tuvaletten çıktıktan birkaç saat sonra tekrar tuvalete gitme ihtiyacı oluşabilir. Ancak o zaman rahatlama elde edilir. Bu hastalardaki en belirgin özelliklerden biri de, yolda yürürken fısır fısır gaz çıkaramazlar.  Gaz, ya bol olacak ve borazanvari bir sesle ya da tuvalette ıkınma ile çıkacaktır. Hatta, gece uyuruken dahi gaz çıkaramayan ve bu nedenle sabaha doğru kasık ağrısı ile uyanan ve tuvalete gidip rahatlayan hastalar da mevcuttur.

      ÖZETLE: Yemekle birlikte belirginleşen karında şişkinlik ve gaz şikâyetleri, sık tuvalete çıkma ve tam rahatlayamama, gün içersinde devamlı daha varmış hissi ile dolaşma ve huzursuzluk, çeşitli derecelerde akıntı ve kirlenme, kaşıntı, çeşitli derecelerde barsak hareketlerindeki değişimlere bağlı kramp tarzı karın ağrılar gibi sorunlar daha çok dillendirilir. Pek farkında olunmasa da artan ıkınmalar en belirgin özelliğidir.

      EK BİLGİ: Dışkılama alışkanlıkları yönünden yeterli bilgiye sahip değiliz veya bu konuda bilinçlendirilmiş değiliz. Buna bağlı olarak çocukluk yıllarından beri devam eden hatalı dışkılama alışkanlığına yani IKINMA alışkanlığına sahip oluyoruz. İşin en kötüsü ise bunun farkında bile olmuyoruz. "Ikınma" dendiğinde akla "Zorlanma" gelmekte ve yine çoğu kişi ıkınmadığını belirtmektedir. Halbuki, normal dışkılama sürecini "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünürsek; tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak dışkıyı makat ağzına yönlendiririz, yani mermiyi namluya veririz. Ama çoğu defa, farkında bile olmadan makattan çıkışın kendi kendine olmasına müsade etmez, yine karın kaslarını kullanarak dışkıyı dışarıya çıkarmaya çalışırız. Bu karın kaslarının desteği toplam dışkılama sürecinde %25 den fazla olmamalıdır. Ama olur..... Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte bu karın kaslarının desteğiyle olan bu çıkışlar IKINMA ALIŞKANLIĞI'nı oluşturur ve yıllar içersinde pek farkında olmadan yapılır. ZORLANMA ise işte bu ıkınmaların, dışkı çıkışını sağlayabilmek adına, artık yüzümüze dahi yansıdığı ve dışarıdan fark edilebildiği halidir.
      Gaz çıkarmak için dahi çoğu kez ıkınmak zorunda kalan ve çıkış güçlüğü yaşan bu hastalar, dışkı yumuşatıcılarla bir şekilde hayatlarına devam etmeye çalışırlar. Çünkü dışkı yumuşak olunca daha rahat çıktıklarını keşfetmiştirler.  Bu şekilde yıllar geçer. Ancak bu arada, hem mevcut durumları daha tetiklenmiş hem de yavaş yavaş kolon motilitesi de etkilenmeye başlamış olur. Dolayısıyla sil baştan hesabı; kabızlık döngüsü birbirini tetikleme başlar. Böylece Çıkış Güçlüğü formunda başlayan Primer Kabızlık; yavaş geçişli kabızlık formunun da eklenmesiyle Kombine Kabızlık formuna dönüşmeye başlar.

      Tabii, bu süreçte dışkı çıkışının güçleşmesi nedeniyle artan bu ıkınmalara bağlı olarak makatta; hemoroidal hastalık, anal spazm, anal fissür, anal apse gibi ilave hastalıkların da gelişme riski göz ardı edilmemelidir. Ki, çoğu hasta kabızlıktan ziyade makatta gelişen bu hastalıklara bağlı şikayetler ile görülür. Ama asıl neden tedavi edilmediği sürece bu sonuçların tedavisi uzun vadeli olmaz.... Nüks....


« « Yavaş Geçişli Kabızlık Kombine Kabızlık(Yavaş Geçiş+Çıkış Güçlüğü) » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
MSN :  basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.