ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Kabızlığa Temel Yaklaşım ve Tedavi Nasıl Olmalıdır?

      Her ne kadar eksik bir tanımlama da olsa kabızlık; dışkılama periyodu ve dışkı şekliyle, sıklıkla da PEKLİK olarak tanımlanmaya çalışılır.
      Bu çerçevede; su ve lif alımını (kuru kayısı, erik, kuruyemiş vs…) artırarak dışkı kıvamı yumuşatılmaya, düzenli tuvalet alışkanlığı ve düzenli yürüyüşler yaparak barsakları çalıştırmaya yönelik hamleler yapılır. Dolayısıyla, sıklıkla “bilinen bu çözüm” yollarına başvurulur.
      Düzensiz ve dengesiz beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak belirginleşen ve “Basit Kabızlık” adı verilen kısa süreli ve geçici peklik dönemleri için bu çözümlerden fayda sağlanır.

Ancak bu çözümlere rağmen;
♦► İstenilen başarıya kısa zamanda ulaşılamıyorsa
veya
♦► En ufak bir gevşemeyle sorunlar tekrarlıyorsa…

      Genellikle kulaktan dolma bilgilerle çeşitli bitki çayları veya dışkı yumuşatıcı ilaç kullanarak mücadeleye devam edilir.

      Çünkü hedef bellidir. Düzenli olarak tuvalete gidebilmek ve makatta sorun (kanama, ağrı gibi) yaşamadan dışkı çıkarabilmek… Nedense kapalı kapılar ardındaki dışkılamanın nasıl gerçekleştiği önemsenmez!.. Hatta göz ardı edilir.

      Yıllarca “idare edebildiğini” düşünüp, yaşamlarını bu şekilde sürdürenlerin sayısı hiç de az değildir. Yani “Aklı kıçında beslenmeye ve yaşamaya” inatla devam ettiklerinin farkında bile değildirler. Ne zamana kadar? Tabii ki; “kanser endişesi” sarıncaya veya makat(Müdür?) sorunları dayanılmaz hale gelinceye kadar…

Hâlbuki son altı ay içersinde…

•►  Hijyen kökenli olarak çocukluk yıllarında edinilen tuvalet tutma ve erteleme alışkanlığına devam ediliyorsa,
•►  Aklı kıçında beslenme ve yumuşatıcı ilaçlardan uzaklaşıp “Normal Beslenmeye” geçildiğinde; tuvalete gitme sıklığında azalma ve/veya dışkı kıvamında pekleşme oluyorsa,
•►  Düzenli tuvalet alışkanlığı edinme adına; sıkışma hissi olmadan, yani ihtiyaç olarak değil de “boşaltmam lazım” diye düşünerek görev icabı tuvalete gidiliyorsa,
•►  Devam eden kasık ağrıları, karın şişkinliği-hazımsızlık problemleri ile bu dönemlerde olası reflü ve mide sorunlarında belirginleşme oluyorsa,
•►  Sıklıkla “borazanvari” sesli gaz çıkarılıyor veya gaz çıkarabilmek için tuvalet(ııhlama/ıkınma) gerekiyorsa,
•►  Normal beslenmeye rağmen her gün birden fazla tuvalete gitme ihtiyacı hissediyor ve azar azar, yumuşak-cıvık dışkı çıkarılıyorsa,
•►  Dışkı kıvamı yumuşak dahi olsa; “Mermiyi namluya ver ama namludan sen çıkarma” misalinin aksine dışkı çıkışının her aşamasında karın kası desteğinden faydalanıyor ve sıktıkça çıkıyor, sıkmadan çıkmıyorsa,
•►  Tam boşalmışlığı yaşayabilmek adına; tuvalette uzun kalınıyor ve az az dışkı çıkarılıyor veya birkaç saat arayla peşpeşe tuvalete gidiliyorsa,
•►  Hemoroid, Anal Fissür, Anal Apse-Fistül gibi çeşitli makat hastalıklarında, tedavilere rağmen arzu edilen gerileme olmuyorsa,
•►  Aralıklı veya sürekli olarak en az üç aydır benzer sıkıntılarla karşılaşılıyorsa....

      Artık kendi başınıza yapacak bir şey kalmadı, “İdare edebilmek” adına boşu boşuna debelenip kendinize zarar vermenin anlamı yok demektir. Sindirim sisteminin, Kabızlık temelinde araştırılması için bir bilene, yani Hekime başvurmak gerekir.

      Peki, bu süreçte doktora gidince her şey bitiyor ve sonuçta tüm hastalar rahatlıyor mu? Tabii ki hayır… Hastaların büyük bir bölümü yıllarca bu sorunlarla uğraşır. Dönem dönem artar veya azalır. Hatta yıllar içersinde eklenen yandaş sorunlara da bağlı olarak doktor doktor dolaşıp (Dâhiliye, Gastroenteroloji, Genel Cerrahi, Kadın-Doğum, Kardiyoloji vs…) çok farklı hastalık tanı ve tedavileri gören hastalar olur. Ama nedense, bir türlü beklentileri karşılanamaz.

Hastaların bu memnuniyetsizliğinde...

•►  Kabızlığın genellikle peklik olarak algılanması,
•►  Kabızlığın basite alınıp bir iki beslenme önerisi ve ilaçla geçiştirilebilecekmiş gibi düşünülmesi,
•►  Takip süreçlerine uyulmaması ve benzer ilaçların kontrolsüz bir şekilde kullanmaya devam edilmesi,
•►  Mide ve Reflü, Karın ağrısı ve şişkinlik, hemoroid, anal fissür gibi kabızlık temelinde gelişen yandaş sorunlara daha fazla odaklanılması,
•►  Dışkılamadaki “Ikınma” ve “Zorlanma” kelimelerinin eşanlamlı olarak düşünülmesi,
•►  Ikınmanın da kalın ve sert dışkı(peklik) ile özdeşleştirilmesi,
•►  Hekimlerin, kabızlığın %90 kadarını oluşturan Primer Kabızlığı göz ardı etmeleri,
•►  Veya Primer Kabızlığı da sadece İBS(Hassas Barsak) olarak düşünmeleri rol oynar.

KABIZLIKTA NE YAPILMALI?

      Kabızlığın şikâyetler topluluğu olması sebebiyle Anamnez ve Hikâye çok önemlidir. Hastalar, sıklıkla kendileri için rahatsızlık hissi uyandıran sıkıntılarını dile getirir. Ki bu süreçte, tuvalette geçen dışkılama işlevine ait detaylar; sıklıkla da “ayıp” düşüncesiyle ve "Normal" diye ifade edilerek geçiştirilir. O yüzden sadece hastanın anlattıkları ile yetinilmemeli, zaman ayırıp hasta hikâyesi ve anamnez verileri “sorgulama" adı altında detaylandırılmalıdır. Ancak bu sayede, farkında olunmayan şikâyetler de bulunup doğru ve eksiksiz bir şekilde yönlenilebilir. Amiyane tabirle “boktan işe, detaylı boktan muhabbet!..” yapılmalıdır.

      Detaylı sorgulamaya, doğru diye bilinen yanlışları saptamak adına; öncelikle KABIZLIK nedir? IKINMA nedir? ZORLANMA nedir? sorularına cevap alınarak başlanır. Çünkü çoğu hasta; "ıkınma" kelimesini "zorlanma" olarak algılar ve bu nedenle de "ıkınmadığını" ifade eder. Kabızlığı ise sadece seyrek tuvalete gitme ve/veya katı-sert dışkı (peklik) olarak bilir. Bu nedenle önce hasta ile hekim aynı dili konuşur hale gelmelidir.

      Fizik muayene, sıklıkla abdomen(karın), pelvik(kasık) ve anorektal(makat) bölgeye yöneliktir. Ancak diğer nedenlerin atlanmaması için anamnez bulguları eşliğinde genel bir fizik muayene de yapılabilir.

Hastanın anorektal (makat) muayenesinin tam olarak yapılması hem kabızlığın sebebini araştırmak hem de kabızlığın sonuçlarını görmek bakımından önemlidir.

      Detaylı sorgulama ve muayene bilgileri; öncelikle alarm bulguları çerçevesinde gözden geçirilir. Alarm bulguları pozitif(var) olan hastalardan; olası kalın barsak kanser riski nedeniyle kolonoskopi istenir.
Kabızlığa tanısal yaklaşımda
dikkat edilmesi gereken
Alarm Bulguları
♦ Hasta yaşının 50'nin üstünde olması
♦ Ailede kalın barsak kanser hikayesi olması
♦ Makatta kanama olması
♦ Son birkaç ayda sebebi belirsiz hızlı kilo kaybı
♦ Karında veya makatta elle hissedilebilen kitle varlığı
♦ Uzun süren halsizlik, yorgunluk, solukluk gibi kansızlık belirtileri

      Alarm bulguları Negatif(yok) ise düşünülen olası Sekonder Kabızlık nedenlerini (ön tanıları) kesinleştirmek veya ekarte etmek için ihtiyaca göre çeşitli Laboratuar (kan ve idrar) testleri ile Görüntüleme (Düz karın grafisi, Baryumlu Kolon Grafisi/İlaçlı Kolon Filmi, Kolonoskopi / Sigmoidoskopi) yöntemlerinden faydalanılır.

      Hastalar, her hâlükârda Basit Kabızlık yönünden tedaviye alınır. İlave olarak, yapılan tüm bu muayene ve incelemelerle ortaya çıkan ve Kabızlığa yol açan neden veya hastalıklara yönelik de tedavi uygulanır. Ki bu amaçla, sıklıkla ilgili branş(lar)taki hekimlerden yardım (konsültasyon) alınır.

      Kabızlığa yaklaşım ve tedavinin temel mantığı; beslenme ve tuvalet alışkanlıkları ile hareketli yaşamdır. Ki aslında bu durum; normal beslenme, normal dışkılama ve normal dışkı süreçlerinin gerçekleştirilmeye çalışılmasından başka bir şey değildir.

      O yüzden, kabızlık tedavisinde asıl amaç; normal beslenme, normal dışkı ve normal dışkılama süreci hakkında hastayı bilgilendirmek ve bilinçlendirmektir. Peki, bu bilgilendirme yeterli mi? Tabii ki hayır!.. Bu hastaların bir kaç hafta arayla değerlendirme ve bilgilendirme seanslarıyla takibe alınması gerekir. Çünkü yıllardır “normal” diye bilinen “anormalleri” kırmak hiç de kolay olmaz, zaman ister.
      Hastanın sıkıntıları geçmiş ve rahatlamış, yani Kabızlık negatif(kalmadı) ise hem kabızlıktan hem de kabızlığa bağlı gelişen olası yandaş hastalıklardan (Hemoroid, Anal Fissür gibi) korunmak adına; öğrenmiş olduğu “Normal Dışkı ve Dışkılama" bilinciyle hayatını idame ettirmesi söylenir.
      Hasta tam olarak rahatlayamadığını ifade ediyor, yani Kabızlık pozitif(geçmedi) ise öncelikle hastanın uyumu irdelenir ve yanlış anlaşılmalar giderilir. Eğer hastanın uyumu yeterliyse kısa süreli olmak kaydıyla çeşitli ilaçlar devreye alınır.

      Kabızlıkta, tedaviden kastınız; "ben bir şeyle uğraşmayayım, iki ilaç alayım geçsin" ise; bunu sadece ilaçlarla bunu sağlayabilmek mümkün değildir. Kabızlık tedavisinde ilaçları, kısa süreli destek olarak görmek gerekir. Bittikçe yenisi alıp devam etmek, "Kaş yapayım derken göz çıkarma" misali yapılabilecek en büyük hatadır. Çözümsüzlük yönünde bir adım daha atmaktan başka bir şey değildir.

      Kabızlıkta kullanılan ilaçlar; Kolon motilitesi dediğimiz barsaklardaki ilerletici ve karıştırıcı kasılmaları tetikleyen barsak düzenleyiciler (Prokinetikler), dışkıyı yumuşatarak barsakların çalışmasını ve makattan çıkışını kolaylaştıran dışkı yumuşatıcılar (Laksatifler) ve makatta, çıkışta oluşan tıkanıklıkları çözerek (yumuşatarak) dışkının hem makattan çıkışını hem de barsakların çalışmasını kolaylaştıran lavmanlar olarak sınıflandırabilir. Bu amaçlara hizmet eden çeşitli bitkisel ürünler de mevcuttur. Metilselüloz, Psillium, Keten tohumu ve Sinameki otu gibi...

      İlk etapta, bu ilaçların cazibelerine kapılmamak imkânsız gibidir. "Ohh.. ne rahat!.. At iki ilaç, rahat et..." misali... Ne uğraşacaksın beslenmesiyle, tuvaletiyle, hareketli yaşamıyla... Ancak "Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu" misali gerçek yüzünü sonradan/yıllar geçtikçe/yavaş yavaş göstermeye başlar ve "Ahh!.. Keşke uğraşsaydım!.." dedirtir. Ama nafile, geçti Bor'un pazarı...

      Destek amacıyla kullanılan çeşitli ilaç ya da bitkisel ürünlere rağmen veya bırakıldıktan sonra kabızlık hala devam ediyorsa (tekrarlıyorsa); kontrolsüz bir şekilde "iyi geliyor" diye ilaç ya da bitkisel ürünlere devam edilmemesi gerekir. Ama maalesef ki bu yapılmaktadır.
      Bu aşamada hekimin, kabızlıkların %90’ını oluşturan Primer Kabızlığa yönelmesi ve sıklıkla da Dışkılama Güçlüğü olarak ön plana çıkan Primer Kabızlık nedenlerini araştırmaya yönelik ileri (fizyolojik) tetkiklere geçmesi gerekir.

      İleri Fizyolojik tetkikler sayesinde sindirim sisteminin çalışma mantığında rol oynayan Kolon Motilitesi (Barsak Çalışması) ve özellikle Anorektal Fonksiyon (Dışkılama)’u değerlendirmek mümkün olur.


« « Kabızlık ve Nedenleri? Kabızlıkta Detaylı Tanı ve Tedavi » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.